Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1010 K.2011/5525
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından mahkûmiyetine dair Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2005 gün ve 2005/168 Esas, 2005/179 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul olunan reşit olmayan mağdure ile rızası ile cinsi münasebette bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarının 765 sayılı TCK.nın 416/son ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi oldukları, sanığın mahkûmiyetine dair 15.11.2005 tarihli hükümden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul olunan reşit olmayan mağdure ile rızası ile cinsi münasebette bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarının 765 sayılı TCK.nın 416/son ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi oldukları, sanığın mahkûmiyetine dair 15.11.2005 tarihli hükümden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.