Yargıtay13. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/17455 K.2011/5992
Özet: (1) Davacı, davalı müteselsil kefilin kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etti; davalı ise bu ihtarnameyi reddetti. (2) Mahkeme, davanın koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davalıyı reddetti ve temyizdeki hatayı düzelterek 500 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ile imzalanan sözleşmeye, davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline karar verilmeini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava koşulu gerçekleşmediğinden açılan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, müşterek ve müteselsil kefil olan davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiş; mahkemece, davalının öncelikle asıl borçlu olan tüketiciye başvurması gerektiği, tüketici hakkında yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması halinde kefile başvurulabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2 maddesine göre; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları 2010/17455 2011/5992 geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu durumda mahkemece, davalı yararına 500-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirkenyazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün dördüncü fıkrasında yer alan yazı ve rakamların hükümden ıkarılarak yerine " davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden avukatlık ücret tarifesine göre 500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine " söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ile imzalanan sözleşmeye, davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline karar verilmeini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava koşulu gerçekleşmediğinden açılan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, müşterek ve müteselsil kefil olan davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiş; mahkemece, davalının öncelikle asıl borçlu olan tüketiciye başvurması gerektiği, tüketici hakkında yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması halinde kefile başvurulabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2 maddesine göre; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları 2010/17455 2011/5992 geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu durumda mahkemece, davalı yararına 500-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirkenyazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün dördüncü fıkrasında yer alan yazı ve rakamların hükümden ıkarılarak yerine " davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden avukatlık ücret tarifesine göre 500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine " söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.