Yargıtay13. Hukuk DairesiTicaret Hukuku
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/16163 K.2009/6878
**MAHKEMESİ:**Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı iflas idaresi, ferdi kredi sözleşmesi ile kredi kullanan davalının borcunu ödemediği gibi, icra takibinede itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı icra takibindeki borç aslına itirazlarının olmadığını, borcun ödenme şekli ile faizin hesaplamış şekline itiraz ettiklerini, rehinli malın çalındığını uzun zamandır alacağını takip etmeyen davacının kusurlu bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, icra takip tarihi itibariyle gerçek alacak miktarının 21.506 Euro olduğu, ancak icra takibinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılması nedeniyle menkul rehin bedeli üzerinde bir alacak talep edilemeyeceği gerekçesiyle itirazın 275.00 YTL karşılığı 228 Euro menkul rehin bedeli üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile davalı arasında imzalanan tarihsiz dövize endeksli 25.000 DM bedelli taşıt kredisi ile davalının kredi kullandığı kredinin 36 eşit taksitle 35.928 DM olarak geri ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalının en son 31.3.1994 tarihli taksidi ödeyip bakiye miktarı ödemediği, davacı bankanında 20.3.2002 tarihli rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı icra takibinde 10.133 Euro asıl alacak ile bakiyesi işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere 21.800 Euro için takip yaptığı tarafların kabulündedir. Hemen belirtmek gerekirki davalı cevap dilekçesi ie icra takibindeki asıl alacak mikatrını kabul etmiştir. Bu itibarla asıl alacak miktarındada bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada
çözümlenmesi gereken husus işlemiş faiz ile diğer ferilerin hesaplanış şekli ve miktarıdır.
Davalının kullandığı kredi karşılığında 28.5.1993 tarihli rehin sözleşmesi ile davalı adına kayıtlı aracın üzerine 275.000.000 TL beldelli rehin konulduğu sabittir. Rehin bedeli rehin sözleşmesinin yapıldığı tarihte 275.000.000 TL olacak belirlenmiş isede, rehnedilen menkul malın kredi sözleşmesi ile kullanılan tüm kredinin teminatı olduğu için, davalı kredi sözleşmesi ile kullandığı döviz cinsinden bakiye borç ile bunun işlemiş faizinden sorumludur. Aksinin kabulü, kullanılan dövize endeksli kredinin işleyiş tarzı ile MK'nun 2.maddesine aykırılık taşır. Mahkemece değinilen bu yönler ve özellikle davalının icra takibindeki asıl borcu kabul ettiği hususu gözardı edilecek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 18.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı iflas idaresi, ferdi kredi sözleşmesi ile kredi kullanan davalının borcunu ödemediği gibi, icra takibinede itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı icra takibindeki borç aslına itirazlarının olmadığını, borcun ödenme şekli ile faizin hesaplamış şekline itiraz ettiklerini, rehinli malın çalındığını uzun zamandır alacağını takip etmeyen davacının kusurlu bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, icra takip tarihi itibariyle gerçek alacak miktarının 21.506 Euro olduğu, ancak icra takibinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılması nedeniyle menkul rehin bedeli üzerinde bir alacak talep edilemeyeceği gerekçesiyle itirazın 275.00 YTL karşılığı 228 Euro menkul rehin bedeli üzerinden iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile davalı arasında imzalanan tarihsiz dövize endeksli 25.000 DM bedelli taşıt kredisi ile davalının kredi kullandığı kredinin 36 eşit taksitle 35.928 DM olarak geri ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalının en son 31.3.1994 tarihli taksidi ödeyip bakiye miktarı ödemediği, davacı bankanında 20.3.2002 tarihli rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı icra takibinde 10.133 Euro asıl alacak ile bakiyesi işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere 21.800 Euro için takip yaptığı tarafların kabulündedir. Hemen belirtmek gerekirki davalı cevap dilekçesi ie icra takibindeki asıl alacak mikatrını kabul etmiştir. Bu itibarla asıl alacak miktarındada bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada
çözümlenmesi gereken husus işlemiş faiz ile diğer ferilerin hesaplanış şekli ve miktarıdır.
Davalının kullandığı kredi karşılığında 28.5.1993 tarihli rehin sözleşmesi ile davalı adına kayıtlı aracın üzerine 275.000.000 TL beldelli rehin konulduğu sabittir. Rehin bedeli rehin sözleşmesinin yapıldığı tarihte 275.000.000 TL olacak belirlenmiş isede, rehnedilen menkul malın kredi sözleşmesi ile kullanılan tüm kredinin teminatı olduğu için, davalı kredi sözleşmesi ile kullandığı döviz cinsinden bakiye borç ile bunun işlemiş faizinden sorumludur. Aksinin kabulü, kullanılan dövize endeksli kredinin işleyiş tarzı ile MK'nun 2.maddesine aykırılık taşır. Mahkemece değinilen bu yönler ve özellikle davalının icra takibindeki asıl borcu kabul ettiği hususu gözardı edilecek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 18.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.