Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/4 K.2018/949
Özet: (1) T. Ş... adındaki sanık, haksız yere elde bulundurulan anahtarla evin kilidini açarak hırsızlık işlemi yaptığını iddia eden 17.10.2017 tarihli Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma ihbarında bulunulmuştur. (2) Yargıtay, sanığın kararın kesinleşmemiş olması nedeniyle kanun yararına bozma talebini reddederek, kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini açıkça belirterek şu kararı almıştır: “İlgili karar kesinleşmemiş olduğundan kanun yararına bozma talebine uygun olarak karar reddedilir”.
Haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-d ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2015/736 esas, 2017/667 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 19.12.2017 gün ve 94660652-105-09-12267-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.12.2017 gün ve 2017/73895 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık iddiasıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılması üzerine, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda söz konusu kararının gerekçe kısmında, “sanığın geçici olarak kaldığı dönemde evin anahtarını temin ederek yedeğini yaptırmak suretiyle girdiğinin kabulü gerektiği” şeklinde yazılmış ise de; hüküm kısmında sanığın anılan Kanun'un 142/1-d maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilen kararın başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde 5271 sayılı CMK'nın 35/3 maddesine aykırı şekilde kendisine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/10/2017 tarihli ve 2015/736 esas, 2017/667 karar sayılı kararının usulen kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, gerekçeli karar sanığa usulüne uygun tebliğ edildikten ve karar kesinleştikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık iddiasıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılması üzerine, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda söz konusu kararının gerekçe kısmında, “sanığın geçici olarak kaldığı dönemde evin anahtarını temin ederek yedeğini yaptırmak suretiyle girdiğinin kabulü gerektiği” şeklinde yazılmış ise de; hüküm kısmında sanığın anılan Kanun'un 142/1-d maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilen kararın başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde 5271 sayılı CMK'nın 35/3 maddesine aykırı şekilde kendisine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/10/2017 tarihli ve 2015/736 esas, 2017/667 karar sayılı kararının usulen kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, gerekçeli karar sanığa usulüne uygun tebliğ edildikten ve karar kesinleştikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.