‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/3279 K.2018/3684

Esas No: 2017/3279 · Karar No: 2018/3684 · Karar Tarihi: 14.03.2018
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanık 18.03.2009 tarihli bir hırsızlık olayında alıkoyulan parmak izinin AFİS veri tabanındaki kayıta eşleştirilmesiyle suçlu bulunmasıdır. Mahkeme, sanığın suçlu kabul edilip suç kaydının olduğu tespit edilerek hüküm vermesi ancak Anayasa Mahkemesi kararına göre TCK 53. maddesinin ilgili kısmının iptal edilmesi nedeniyle sadece bu bölümün bozulup diğerlerinin yeniden onanması gerektiğine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zara verme

HÜKÜMLER: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanık tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemiş ise de, Bursa Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 18.03.2009 tarihli yazısı ile olay yerinde elde edilen parmak izinin otomatik AFİS veri tabanında parmak izi bulunan sanığın sol el orta parmağı ile aynı olduğunun tespit edildiği, yazı ekinde ve dosya içerisinde parmak izi mukayese tablosunun mevcut olduğu, bu bağlamda AFİ Steki suç tarihi kaydı ile sanığın adli sicil sabıka kaydında, suç tarihinin aynı olduğu hırsızlık suçlarından mahkumiyet kaydı olduğunun anlaşılması karşısında, suçun sübut bulduğu anlaşıldığından tebliğnamenin eksik araştırma ve incelemeden bozulması gerektiği yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?