‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/9016 K.2017/14481

Esas No: 2016/9016 · Karar No: 2017/14481 · Karar Tarihi: 12.12.2017
Özet: Mahkeme, sanığın 25/06/2005’te müdafaa sağlanmadan yağmak ve kimyevuasaç suça kurduğu hırsızlık ve mal zarar verme suçlarının zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle yargılamasını bozarak kararının geçersiz olduğunu belirledi. Aynı anda, 0TCC’nin 53. maddesinin iptali nedeniyle ilgili hükmün geçersiz kabul edilerek diğer açılardan doğrulandığı için mahkeme kararı onaylandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında mala zarar verme ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 268/1 ve 151/1. maddeleri uyarınca atılı suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 25/06/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılmaı suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?