Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/6142 K.2016/11224
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, gece saat 00.00‑01.00 arasında işlenmiş hırsızlık suçunun yasal çerçevede hangi TCK maddeleriyle cezalandırılacağı ve mahkemenin bu maddelerle ilgili karma uygulama yasağına uyup uymadığıdır; (2) Mahkeme, sanığın eylemine ilişkin 765 sayılı TCK’nın uygulanmasında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin hatalı kullanıldığını tespit ederek, temyiz itirazlarını kabul edip, mahkumiyet kararını bozarak yeni bir hüküm davası açmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gece vakti sayılan saat 00.00-01.00 saatleri arasında meydana gelen hırsızlık suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. ve 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan yasanın, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK' nın 493/2, 522(Pek Hafif), 523, 59/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 145, 168/1, 62. maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğuna uyulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Ceza Genel Kurulu’nun 30.10.2007 tarih 2007/3-216 esas ve 2007/214 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre lehe ve aleyhe hükmün belirlenmesinde karma uygulama yasağı bulunması karşısında mahkemece sanık hakkında 765 sayılı TCK’ya göre hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gece vakti sayılan saat 00.00-01.00 saatleri arasında meydana gelen hırsızlık suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. ve 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan yasanın, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK' nın 493/2, 522(Pek Hafif), 523, 59/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 145, 168/1, 62. maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğuna uyulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Ceza Genel Kurulu’nun 30.10.2007 tarih 2007/3-216 esas ve 2007/214 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre lehe ve aleyhe hükmün belirlenmesinde karma uygulama yasağı bulunması karşısında mahkemece sanık hakkında 765 sayılı TCK’ya göre hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.