Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/5519 K.2017/10330
Özet: (1) Olay, müşterinin dükkanı içinde hırsızlık yaptığı ve çalınan paranın sanık tarafından müşteğe iade edilmediği üzerine, 5237 sayılı TCK 168. maddesiyle suçun işlendiği görülmüştür. (2) Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli kararına dayanarak 5237 sayılı TCK 53. maddesi 1. fıkra b. bendini iptal etmiş ve hükmün bozulmasını, yeni yargılama gerektirmeden yeniden düzenlenerek onaylanmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay yeri kamera görüntülerine göre müştekiye ait dükkan içerisinde hırsızlığı gerçekleştiren şahsın daha önce benzer suçlardan dolayı görevlilerce de tanınan sanık olduğu anlaşılması üzerine, aynı gün akşam saatlerinde çaldığı toplam 350 TL para ile yakalanan sanığın, üzerinde ele geçen paranın sanıktan alınarak müracaatta bulunan müştekiye iade edildiği olayda; sanık tarafından rızai bir iadeden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay yeri kamera görüntülerine göre müştekiye ait dükkan içerisinde hırsızlığı gerçekleştiren şahsın daha önce benzer suçlardan dolayı görevlilerce de tanınan sanık olduğu anlaşılması üzerine, aynı gün akşam saatlerinde çaldığı toplam 350 TL para ile yakalanan sanığın, üzerinde ele geçen paranın sanıktan alınarak müracaatta bulunan müştekiye iade edildiği olayda; sanık tarafından rızai bir iadeden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.