Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/2796 K.2017/9492
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 13. Ceza Dairesi 2016/2796 E., 2017/9492 K. kararında, hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlenmesini kabul edip, mahkemece verilen hapis cezası uygulanması gerektiğini, ancak uyarım saatinin belirsizliği nedeniyle TCK 143. maddesinin uygulanmaması, telefon bedelinin ödenmesiyle 168/2. maddesinin indiriminin diğer sanıklar için göz ardı edilmesi ve 51. maddesinin gereklerini gözetmeksizin ertelenme ve denetim süresinin yeterli görülmemesi nedeniyle, 26.09.2017 tarihli oybirliği kararıyla kararın kısmen uygun kısmen aykırı olarak bozulmasını ve sanıkların ceza süresi h
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların atılı suçu işledikleri saatin tam olarak belli olmaması nedeniyle haklarında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Suça konu telefonun bedelinin yargılama aşamasında sanık ... tarafından ödendiğinin anlaşılması karşısında; TCK’nın 168/2. maddesindeki indirimden diğer sanıkların da yararlanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Kabule göre de; a- Sanık ...... hakkında mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesine aykırı olarak 2 yıl 2 ay 10 gün olan hapis cezasının ertelenmesi ve denetim süresinin de 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların atılı suçu işledikleri saatin tam olarak belli olmaması nedeniyle haklarında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Suça konu telefonun bedelinin yargılama aşamasında sanık ... tarafından ödendiğinin anlaşılması karşısında; TCK’nın 168/2. maddesindeki indirimden diğer sanıkların da yararlanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Kabule göre de; a- Sanık ...... hakkında mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesine aykırı olarak 2 yıl 2 ay 10 gün olan hapis cezasının ertelenmesi ve denetim süresinin de 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.