Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/2718 K.2017/9489
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm giymesi ile ilgili temyiz itirazlarına dayanıyor; mahkeme, adli para cezası ve hükümünü incelerken, 6217 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde hukuki geçerlilik ve savunma hakkı sorunlarını değerlendiriyor. Mahkeme, sanığın hırsızlık suçundaki hükmünün eksik cezaya geçerli bir dayanak olmadığını, temyiz itirazlarının yerinde olduğunu belirterek, hükmün iptalini ve sanığın eğlence haklarını saklı tutarak kararı bozuyor.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar vermek suçundan dolayı tayin edilen 1.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Aynı yargı çevresi içinde başka suçtan Şanlıurfa E tipi kapalı cezaevinde tutuklu bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulması konusunda istemi olmayan sanığın Cumhuriyet Savcısının esasa ilişkin görüşünü bildirdiği ve hükmün tefhim edildiği 13/03/2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2 -Sanığın işyerinden kaçmak isterken kolluk görevlilerince yakalandığı dosya kapsamında yer alan teslim tesellüm tutanağı ile çalmaya kalkıştığı kuru sıkı tabanca ve 3–4 TL değerindeki madeni ve kağıt paraların mağdura iade edildiğinin anlaşılması karşısında; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde karar verilerek fazla ceza tayini, 3-Sanığın, suç işlemek için diğer sanıkla önceden anlaşarak, yaptıkları iş bölümü gereği gözcü olarak suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, TCK’nın 37/1. maddesi yerine aynı Yasanın 39. maddesinin tatbiki ile eksik cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar vermek suçundan dolayı tayin edilen 1.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Aynı yargı çevresi içinde başka suçtan Şanlıurfa E tipi kapalı cezaevinde tutuklu bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulması konusunda istemi olmayan sanığın Cumhuriyet Savcısının esasa ilişkin görüşünü bildirdiği ve hükmün tefhim edildiği 13/03/2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2 -Sanığın işyerinden kaçmak isterken kolluk görevlilerince yakalandığı dosya kapsamında yer alan teslim tesellüm tutanağı ile çalmaya kalkıştığı kuru sıkı tabanca ve 3–4 TL değerindeki madeni ve kağıt paraların mağdura iade edildiğinin anlaşılması karşısında; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde karar verilerek fazla ceza tayini, 3-Sanığın, suç işlemek için diğer sanıkla önceden anlaşarak, yaptıkları iş bölümü gereği gözcü olarak suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, TCK’nın 37/1. maddesi yerine aynı Yasanın 39. maddesinin tatbiki ile eksik cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.