Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/1969 K.2017/12418
Özet: (1) Mahkeme, sanıkların hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddialıyla ilgili temyiz taleplerini incelerken, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda 5237 sayılı TCK 53. maddesinin iptal edilmesi nedeniyle bazı hükümlerin geçersiz kılınmasını ve belirli hükümler bölümlerinin kaldırılmasını kararlaştırdı. (2) Sonuç olarak, suçun işlendiği kabul edilerek mahkumiyet kararı kesinleşmiş, ancak iptal edilen yasal hükümlerin etkilediği kısımlar bozulmuş ve yerine kalan hükümler çerçevesinde cezanın infazına ilişkin düzenlemeler yeniden gözden geçirilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Sanık müdafiinin 19.02.2010 tarihli mahkemeye vermiş olduğu temyiz dilekçesinden sonra 04.03.2010 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini belirtiğinden dosyanın sanık yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesine ilişkin bölümlerin ” çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Malen sorumlu ... vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Mahkemesince suçtan zarar görme olasılığı mevcut olduğundan davaya katılmak isteyip istemediği sorulmayan ve bu sebeple müdahilliğine karar verilmeyen malen sorumlu ... müdafiinin temyiz dilekçesi sunduğu görülmekle, CMK 260/1 ve 237/2 maddeleri gereğince suçtan zarar görme olasılığı bulunan malen sorumlu ...'ın müdahilliğine, temyiz dilekçesi sunan vekilinin de müdahil vekilliğine karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/e maddesi gereğince kayden ...'a ait ... plakalı aracın suça iştiraki olmayan ve iyiniyetli kabul edilen ...'a iadesi yerine, harici satıma itibar edilerek müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, ... vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Sanık müdafiinin 19.02.2010 tarihli mahkemeye vermiş olduğu temyiz dilekçesinden sonra 04.03.2010 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini belirtiğinden dosyanın sanık yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesine ilişkin bölümlerin ” çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Malen sorumlu ... vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Mahkemesince suçtan zarar görme olasılığı mevcut olduğundan davaya katılmak isteyip istemediği sorulmayan ve bu sebeple müdahilliğine karar verilmeyen malen sorumlu ... müdafiinin temyiz dilekçesi sunduğu görülmekle, CMK 260/1 ve 237/2 maddeleri gereğince suçtan zarar görme olasılığı bulunan malen sorumlu ...'ın müdahilliğine, temyiz dilekçesi sunan vekilinin de müdahil vekilliğine karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/e maddesi gereğince kayden ...'a ait ... plakalı aracın suça iştiraki olmayan ve iyiniyetli kabul edilen ...'a iadesi yerine, harici satıma itibar edilerek müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, ... vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.