Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/1204 K.2017/9448
Özet: (1) Çocuğun ve velisinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı açılan temyizlerde, mahkeme suça sürüklenen çocuğun gerçek eylemlerini ve hukuki gereklilikleri değerlendirmiş, TCK hükümlerinin uygulanmasında hatalar bulmuştur; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek 25.09.2017 tarihinde mahkumiyet kararını bozmuş ve yeniden karar verilmesini istemiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile velisinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk müdafiine hükmün 08.04.2014 tarihinde tefhim edildiği ve bahsedilen müdafiin kararı yasal süre içerisinde temyiz etmediği anlaşılmış ise de kendisine esas mahkemesince müdafii atandığından habersiz suça sürüklenen çocuk velisinin hükmü 22.04.2014 günü temyiz etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, 28.04.2014 tarih ve 2013/145E, 2014/96K sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın suça sürüklenen çocuk velisi yönünden kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, mağdurun sorumlusu olduğu binanın önünde bulunmakta olan döşeli doğalgaz topraklama bağlatı bakır çubuğunu çalmış olduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
2-TCK'nın 6/1-e maddesine göre, eylemin gece gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK'nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması,
3- Suça sürüklenen çocuğun ve diğerlerinin kolluk görevlilerince 20:45 sıralarında başka mahallede suç eşyası ile birlikte yakalandıklarında yer gösterimleri ile suç mahaline ulaşılıp habersiz mağdura iadenin gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında 53/4 maddesi uyarınca uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile velisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile velisinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk müdafiine hükmün 08.04.2014 tarihinde tefhim edildiği ve bahsedilen müdafiin kararı yasal süre içerisinde temyiz etmediği anlaşılmış ise de kendisine esas mahkemesince müdafii atandığından habersiz suça sürüklenen çocuk velisinin hükmü 22.04.2014 günü temyiz etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, 28.04.2014 tarih ve 2013/145E, 2014/96K sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın suça sürüklenen çocuk velisi yönünden kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, mağdurun sorumlusu olduğu binanın önünde bulunmakta olan döşeli doğalgaz topraklama bağlatı bakır çubuğunu çalmış olduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
2-TCK'nın 6/1-e maddesine göre, eylemin gece gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK'nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması,
3- Suça sürüklenen çocuğun ve diğerlerinin kolluk görevlilerince 20:45 sıralarında başka mahallede suç eşyası ile birlikte yakalandıklarında yer gösterimleri ile suç mahaline ulaşılıp habersiz mağdura iadenin gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında 53/4 maddesi uyarınca uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile velisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.