Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/5603 K.2016/7992
Özet: Mahkemeyle, çocuk sanık tarafından yürütülen hırsızlık suçunun 13. Ceza Dairesi'ne sunduğu temyiz başvurusunda, çocuk kanunun 43. maddesinin uygulamasının ihmal edilmesi, Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine aykırı sosyal inceleme yapılmaması nedeniyle, 326. madde uyarınca ceza süresi kapsamında haklarını saklı tutma hedefiyle hükmunun tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun çocuk sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Oluş ve dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun aynı suç işleme kararıyla üstüste iki gün içerisinde suça konu battaniyeleri çaldığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında ek iddianame düzenlenlettirilip savunması alınarak TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda olan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme yaptırılmadan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'nun 326. maddesi gereğince ceza süresi bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun çocuk sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Oluş ve dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun aynı suç işleme kararıyla üstüste iki gün içerisinde suça konu battaniyeleri çaldığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında ek iddianame düzenlenlettirilip savunması alınarak TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda olan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme yaptırılmadan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'nun 326. maddesi gereğince ceza süresi bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.