Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/3337 K.2016/8352
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın elektrik sayaçlarından karşılıksız yararlanarak suça konu tüketim miktarını belirleme ve bu eylemin ceza hukuku çerçevesinde değerlendirilmesiydı; mahkeme, sanığın elektrik kullanımının eksik gösterilip gösterilmediğini tespit etmek için teknik bilirkişiye başvurmuş ve ilgili kanun hükümlerini incelemiştir. Mahkeme, sanığın karşılıksız yararlanma suçunu işlediğine karar vererek hapis cezası öngörmüş ve temyiz itirazlarını kabul ederek kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Hakkında kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın suça konu yerde ne kadar süredir ikamet ettiğinin ve dava konusu tutanak itibariyle suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesinin ardından, evde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; mümkün olduğu takdirde; keşif yapılıp, söz konusu evdeki elektrikli aletlerin durumu itibariyle kurulu güç ve mümkün olduğu taktirde de faaliyet durumuna göre bu aletlerin çalışma süreleri belirlenip böylece söz konusu dönemde normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı ve tutanak öncesi tüketimlerle tutanak sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı; mümkün olmadığı takdirde ise; sayacı kullanım süresine göre tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanığı hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
3-Kabule göre de;
Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle aynı Yasanın 53/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Hakkında kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın suça konu yerde ne kadar süredir ikamet ettiğinin ve dava konusu tutanak itibariyle suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesinin ardından, evde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; mümkün olduğu takdirde; keşif yapılıp, söz konusu evdeki elektrikli aletlerin durumu itibariyle kurulu güç ve mümkün olduğu taktirde de faaliyet durumuna göre bu aletlerin çalışma süreleri belirlenip böylece söz konusu dönemde normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı ve tutanak öncesi tüketimlerle tutanak sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı; mümkün olmadığı takdirde ise; sayacı kullanım süresine göre tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanığı hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi olduğu gözetilerek, sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
3-Kabule göre de;
Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle aynı Yasanın 53/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.