Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/1782 K.2016/4052
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkumiyet kararı verilen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı suça sürüklenen çocuk ile sanık arasında sosyal inceleme raporu eksikliği, zararın oluşumunun açıklanmaması ve TCK’nın ilgili maddelerinin yanlış uygulanması iddialarını içeriyor. Mahkeme, temyiz taleplerini kabul ederek kararın bozulmasına ve mahkumiyetin iptal edilmesine hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme yaptırılmaması ve aynı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince de sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin kararda gösterilmemesi,
2-Keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda ve 23.11.2012 tarihli olay yeri inceleme raporunda, kapıda, kilit ve kenarlarda zorlama izinin olmadığının belirtildiği görülmekle; zararın ne şekilde oluştuğu açıklanıp gösterilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Sanık ve suça sürüklenen çocuk bakımından, hırsızlık suçu evin kapısı henüz daha yeni açılırken müştekinin kapıya gelmesi ile sonlanmasına göre teşebbüsün ulaştığı derece ve suç yolunda katedilen mesafeye göre TCK'nın 3/1. maddesi gereğince fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 35/2. maddesi uygulanırken en alt sınırdan indirim yapılması,
4-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun apartman boşluğuna girmeleriyle konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tamamlanmış olduğu düşünülmeden TCK'nın 35/2. maddesinin yersiz uygulanması,
5- TCK'nın 119/1-c. maddesi uygulanırken 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
6-Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin lehe olan yasaların uygulanması yönündeki talebi, TCK'nın 62. maddesini de kapsadığı halde, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
7-Suça sürüklenen çocuk hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilerek 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesine aykırı davranılması,
8-Sanık ... yönünden, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son. maddesi uyarınca sanık ve suça sürüklenen çocuğun ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 09.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme yaptırılmaması ve aynı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince de sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin kararda gösterilmemesi,
2-Keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda ve 23.11.2012 tarihli olay yeri inceleme raporunda, kapıda, kilit ve kenarlarda zorlama izinin olmadığının belirtildiği görülmekle; zararın ne şekilde oluştuğu açıklanıp gösterilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Sanık ve suça sürüklenen çocuk bakımından, hırsızlık suçu evin kapısı henüz daha yeni açılırken müştekinin kapıya gelmesi ile sonlanmasına göre teşebbüsün ulaştığı derece ve suç yolunda katedilen mesafeye göre TCK'nın 3/1. maddesi gereğince fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 35/2. maddesi uygulanırken en alt sınırdan indirim yapılması,
4-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun apartman boşluğuna girmeleriyle konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tamamlanmış olduğu düşünülmeden TCK'nın 35/2. maddesinin yersiz uygulanması,
5- TCK'nın 119/1-c. maddesi uygulanırken 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
6-Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin lehe olan yasaların uygulanması yönündeki talebi, TCK'nın 62. maddesini de kapsadığı halde, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
7-Suça sürüklenen çocuk hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilerek 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesine aykırı davranılması,
8-Sanık ... yönünden, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son. maddesi uyarınca sanık ve suça sürüklenen çocuğun ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 09.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.