Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/14065 K.2014/35112
Özet: 1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan dolayı mahkemeye sunulan kamera görüntülerinde tanıdık olduğu iddia edilen şahısla aynı kişi olup olmadığı ve bu durumun yasal hak yoksunlukları üzerindeki etkileriyle ilgilidir. 2) Mahkeme, eksik inceleme nedeniyle verilen hükmün tebliğnameye aykırı olduğunu belirterek kararını bozdu ve sanığın hapis cezasının infazı sırasında yoksun bırakılması gerektiğini kabul etti.
Tebliğname No: 2 - 2013/101229
MAHKEMESİ: Bor Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/01/2013
NUMARASI: 2012/336 (E) ve 2013/28 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü gece saat 21.45 sıralarında katılanın bahçeli bağevinin duvarındaki güvenlik kameralarının sökülüp çalınması üzerine, kamera görüntüleri tanıklar H.. S.. ve Y.. T..'e gösterildiğinde, teşhis tutanağına göre; kasabada çiftçilik yapan sanığa benzettiklerini beyan etmeleri üzerine; sanığın fotoğrafları çekilerek karşılaştırma yapılmak üzere Ankara Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'na gönderildiği, 14.09.2012 tarihli kriminal raporda görüntüdeki şahıs ile sanığın muhtemel aynı kişi olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, sanığın ise, kamera görüntülerindeki şahsın kendisinin olmadığını ve yüklenen suçu işlemediğini beyan ettiği gözetildiğinde; suçun sanık tarafından işlendiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanmadığının anlaşılması karşısında, sanık ile dosya içinde mevcut olay anını gösterir kamera görüntülerinde kaydı bulunan şahsın aynı kişiler olup olmadığının, Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kısa süreli olmayan hapis cezasının ertelenmesi durumunda 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarından sadece “e” bendinde yer alan yoksunluğun takdiren uygulanmamasına karar verilebileceği, “c” bendinin "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağı, ancak kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan ise sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık İ.. T.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.12.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Bor Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/01/2013
NUMARASI: 2012/336 (E) ve 2013/28 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü gece saat 21.45 sıralarında katılanın bahçeli bağevinin duvarındaki güvenlik kameralarının sökülüp çalınması üzerine, kamera görüntüleri tanıklar H.. S.. ve Y.. T..'e gösterildiğinde, teşhis tutanağına göre; kasabada çiftçilik yapan sanığa benzettiklerini beyan etmeleri üzerine; sanığın fotoğrafları çekilerek karşılaştırma yapılmak üzere Ankara Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'na gönderildiği, 14.09.2012 tarihli kriminal raporda görüntüdeki şahıs ile sanığın muhtemel aynı kişi olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, sanığın ise, kamera görüntülerindeki şahsın kendisinin olmadığını ve yüklenen suçu işlemediğini beyan ettiği gözetildiğinde; suçun sanık tarafından işlendiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanmadığının anlaşılması karşısında, sanık ile dosya içinde mevcut olay anını gösterir kamera görüntülerinde kaydı bulunan şahsın aynı kişiler olup olmadığının, Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kısa süreli olmayan hapis cezasının ertelenmesi durumunda 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarından sadece “e” bendinde yer alan yoksunluğun takdiren uygulanmamasına karar verilebileceği, “c” bendinin "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağı, ancak kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan ise sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık İ.. T.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.12.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.