Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/9909 K.2013/25858
Özet: TÜRKİYE HAKİMLİĞİ, 13. Ceza Dairesi kararını, sanığın son adresine usulsüz tebligat yapıldığını ve olayla ilgili yeterli delil olmadığını kabul ederek; 24.01.2013 tarihli kararla 2012/9909 E. ve 2013/25858 K. üzerindeki mahkumiyeti bozdurur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
(Kapanan Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin 14.06.2011 gün ve 2008/1248-2011/458 sayılı gerekçeli kararının, sanığın bildirdiği son adresine tebligata çıkarıldığı ancak adreste tanınmadığından bahisle tebligatın iade edildiği anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi gereğince sanığın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerektiği gözetilmeden sanığa aynı Yasanın 35. maddesine göre usulsüz tebligat yapıldığı ve sanığın kararı öğrendiği tarihte temyiz ettiği anlaşılmakla, mahkemenin 28.11.2011 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin kararı kaldırılıp temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek, 14.06.2011 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair mahkumiyetine yetecek kesin, inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasını bilerek kabul etme suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... 'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapanan Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin 14.06.2011 gün ve 2008/1248-2011/458 sayılı gerekçeli kararının, sanığın bildirdiği son adresine tebligata çıkarıldığı ancak adreste tanınmadığından bahisle tebligatın iade edildiği anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi gereğince sanığın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerektiği gözetilmeden sanığa aynı Yasanın 35. maddesine göre usulsüz tebligat yapıldığı ve sanığın kararı öğrendiği tarihte temyiz ettiği anlaşılmakla, mahkemenin 28.11.2011 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin kararı kaldırılıp temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek, 14.06.2011 tarihli hükme yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair mahkumiyetine yetecek kesin, inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasını bilerek kabul etme suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... 'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.