Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/9873 K.2013/18752
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemeye temyiz edilen hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin geçerliliğiyle ilgilidir; (2) Mahkeme, sanıkların temyiz taleplerini reddederek kararını mahkumiyet olarak onaylamış ve ilgili cezaları sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizleri olanaklı olmadığından, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK'nın 119. maddesi kapsamında nitelikli işyeri dokunulmazlığını bozma suçu, CMK'nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Her uygulama maddesinin koşullarının kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla mahkemece TCK'nın 143. maddesinin uygulanması sırasında yapılan arttırım oranında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
26.06.2008 tarihli tutanak içerikleri ile dosya kapsamına göre, sanık ...'ın yakalandığında, suça konu sigaralar ve bozuk paraların bulunduğu yeri söylemesi üzerine, suça konu malların büyük bir kısmının bulunarak katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın izni olup olmadığı sorulup sonucuna göre TCK’nın 168/1-4 maddesinin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizleri olanaklı olmadığından, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK'nın 119. maddesi kapsamında nitelikli işyeri dokunulmazlığını bozma suçu, CMK'nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Her uygulama maddesinin koşullarının kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla mahkemece TCK'nın 143. maddesinin uygulanması sırasında yapılan arttırım oranında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
26.06.2008 tarihli tutanak içerikleri ile dosya kapsamına göre, sanık ...'ın yakalandığında, suça konu sigaralar ve bozuk paraların bulunduğu yeri söylemesi üzerine, suça konu malların büyük bir kısmının bulunarak katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın izni olup olmadığı sorulup sonucuna göre TCK’nın 168/1-4 maddesinin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.