Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/8684 K.2012/16012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından yargılandığı ve birlikte işlenmiş suç nedeniyle ortak yargılama giderlerine eşit olarak sorumlu tutulup tutulmadığının belirlenmesiydir. Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesini dikkate alarak hükmün “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” eklenmesiyle düzeltilip onaylanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 491/4. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1, 119/1-c ve 151/1. maddelerindeki birden fazla kişi tarafından birlikte konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, müştekinin şikayetçi olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin de değerlendirilmesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, denetime olanak sağlayacak biçimde ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, sanığın yararına olan kanunun tespiti ile, sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 491/4. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1, 119/1-c ve 151/1. maddelerindeki birden fazla kişi tarafından birlikte konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, müştekinin şikayetçi olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin de değerlendirilmesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, denetime olanak sağlayacak biçimde ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, sanığın yararına olan kanunun tespiti ile, sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.