‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/7232 K.2012/11842

Esas No: 2012/7232 · Karar No: 2012/11842 · Karar Tarihi: 22.05.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1992 yılında suç ortağıyla birlikte gerçekleştirilen hırsızlık ve mala zarar verme eylemlerinin hangi kanunlara göre cezalandırılacağıdır; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 142/2‑g, 53. maddeleri ile 765 sayılı TCK’nın ilgili maddelerini karşılaştırarak suçun hem hırsızlık hem de mala zarar verme unsurlarını taşıdığını belirlemiştir. Mahkeme, temyiz itirazının yerinde görülmesiyle hükmü bozmuş ve infaz aşamasında lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağını kabul ederek kararını oybirliğiyle vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,
5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522(pek fahiş) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlü ...'nın, suç ortağı ile birlikte 02.12.1992 günü geceleyin işledikleri hırsızlık suçunu müştekinin evine 1500 metre uzaklıktaki müştemilattan sayılmayan, bağımsız bir bölmeden oluşan bina vasfındaki ahırdan gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, yakınma bulunduğu için mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki Kanuna göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmak suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?