Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/6931 K.2012/13958
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkum eşyayı kırarak hırsızlık suçundan dolayı sanıkların mahkemeye sunulan itirazlarıdır; mahkeme, 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddelerine göre eylemin hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğunu kabul ederek sanıkları mahkum etmiştir. Mahkemenin sonucu, sanıkların mahkumiyet kararının temyiz edilmesi durumunda da geçerli kalacağı yönündedir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanıklar ... ve ... bakımından yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında, yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 116/2-4 maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmemiş ise de, yapılan uygulamanın sanıklar lehine olması ve karşı temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık ... bakımından yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin TCK'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bu suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sorgu tarihi olan 17.04.2002 gününden karar tarihine kadar geçmiş olması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanıklar ... ve ... bakımından yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında, yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 116/2-4 maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmemiş ise de, yapılan uygulamanın sanıklar lehine olması ve karşı temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık ... bakımından yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin TCK'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bu suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sorgu tarihi olan 17.04.2002 gününden karar tarihine kadar geçmiş olması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.