Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/4927 K.2013/19271
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Sanık, konut dokunulmazlığını ihlal ederek hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından yargılanmış; (2) Mahkeme, sanığın suç işlediğini kabul edip hem hırsızlık hem de konut dokunulmazlığını bozma suçları için mahkumiyet kararı vermiş, ancak adli para cezasının TL olarak düzeltilmesini ve ilgili hüküm maddelerinin yeniden düzenlenmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme suçu bakımından dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
A- Hırsızlık suçu bakından yapılan incelemede;
Olayda sanıklar ile birlikte müştekiye ait eve giren bir bayanın sırtındaki çuval ile olay yerinden kaçması ve müştekinin beyanında evden 1000 TL değerinde çeyiz eşyası ile 500 TL paranın çalınmış olduğunu söylemesi karşısında, hırsızlık eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 35. maddesinin uygulanması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının; 5083 sayılı Yasanın 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki hüküm fıkrasından “YTL” ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine ‘‘TL’’ ibarelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Konut dokunulmazlığını bozma suçu bakından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal eden sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinden artırım yapılmaması,
2- Konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından müştekinin maddi bir zararının olmadığı gözetilmeden, suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında müştekinin zararı tazmin edilmediğinden bahisle yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının; 5083 sayılı Yasanın 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında karşı temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme suçu bakımından dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
A- Hırsızlık suçu bakından yapılan incelemede;
Olayda sanıklar ile birlikte müştekiye ait eve giren bir bayanın sırtındaki çuval ile olay yerinden kaçması ve müştekinin beyanında evden 1000 TL değerinde çeyiz eşyası ile 500 TL paranın çalınmış olduğunu söylemesi karşısında, hırsızlık eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 35. maddesinin uygulanması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının; 5083 sayılı Yasanın 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki hüküm fıkrasından “YTL” ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine ‘‘TL’’ ibarelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Konut dokunulmazlığını bozma suçu bakından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını ihlal eden sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinden artırım yapılmaması,
2- Konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından müştekinin maddi bir zararının olmadığı gözetilmeden, suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında müştekinin zararı tazmin edilmediğinden bahisle yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının; 5083 sayılı Yasanın 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında karşı temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.