Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/4316 K.2012/12662
Özet: (1) Sanığın gece saat 20:00’de evine girerek jeneratör çalması ve konut dokunulmazlığını bozma eylemi; (2) Mahkeme, sanığa 7 ay 6 gün hapis cezası yerine “3 ay 18 gün süre ile gece sayılan zaman birimi içerisinde sokağa çıkmama” cezası uygulayarak kararın bozulmasına hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
04.03.2005 olan suç tarihinde güneşin saat 18.09’da battığı ve hırsızlık eyleminin geceleyin saat 20.00’de gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 492/1, 522(pek hafif), 523, 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; suç tarihinde gece vakti saat 20:00 sıralarında mağdurların evine arkadaşı ... ile birlikte pencereyi ittirerek girip jeneratörü çalan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 168/1, 62, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/1-4, 119/1-c, 53. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında sonuç olarak verilen 7 ay 6 gün hapis cezasının, kişi özgürlüğünü kısıtlar ve adeta “ev hapsi” uygulamasına dönüştürür şekilde 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca “3 ay 18 gün süre ile gece sayılan zaman birimi içerisinde sokağa çıkmama cezası ile cezalandırılmasına” çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
04.03.2005 olan suç tarihinde güneşin saat 18.09’da battığı ve hırsızlık eyleminin geceleyin saat 20.00’de gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 492/1, 522(pek hafif), 523, 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; suç tarihinde gece vakti saat 20:00 sıralarında mağdurların evine arkadaşı ... ile birlikte pencereyi ittirerek girip jeneratörü çalan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 168/1, 62, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/1-4, 119/1-c, 53. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında sonuç olarak verilen 7 ay 6 gün hapis cezasının, kişi özgürlüğünü kısıtlar ve adeta “ev hapsi” uygulamasına dönüştürür şekilde 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca “3 ay 18 gün süre ile gece sayılan zaman birimi içerisinde sokağa çıkmama cezası ile cezalandırılmasına” çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.