Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/4239 K.2013/13545
Özet: Uyuşmazlık, mahkumun hırsızlık suçundan dolayı verilen hapis cezasının miktarı ve uygulama şekliyle ilgili olarak sanık ve müdafisinin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak, sanığın hapis süresini “1 yıl 3 ay” yerine “1 yıl 15 gün” olarak yeniden belirleyip, önceki kararın bozulmasına hükmederek temyiz itirazlarını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükmedilen cezanın türü ve süresi itibariyle sanık ve müdafii tarafından yapılan duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Mağdurun olay sonrası kollukça sıcağı sıcağına alınan ifadesi ve tanık ...'in, mağdurun elinde tuttuğu ve bir şeyler yazmakta olduğu cep telefonunun sanık tarafından alındığını gördüğü yönündeki yeminli anlatımı karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesine uyduğu gözetilmeden, sanık ile mağdurun kovuşturma aşamasında değiştirdikleri anlatımlarına itibar edilerek aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması, Kabule göre de; 2-5237 Sayılı TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak belirlenen “1 yıl” hapis cezası üzerinden aynı Yasa'nın 143/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında artırım yapılması sonucu “1 yıl 2 ay” yerine “1 yıl 3 ay” hapis cezası bulunmak suretiyle sanık hakkında neticeten “11 ay 20 gün” yerine “1 yıl 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi, 3-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun yalnızca kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 08.05.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükmedilen cezanın türü ve süresi itibariyle sanık ve müdafii tarafından yapılan duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Mağdurun olay sonrası kollukça sıcağı sıcağına alınan ifadesi ve tanık ...'in, mağdurun elinde tuttuğu ve bir şeyler yazmakta olduğu cep telefonunun sanık tarafından alındığını gördüğü yönündeki yeminli anlatımı karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesine uyduğu gözetilmeden, sanık ile mağdurun kovuşturma aşamasında değiştirdikleri anlatımlarına itibar edilerek aynı Yasa'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılması, Kabule göre de; 2-5237 Sayılı TCK'nın 141/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak belirlenen “1 yıl” hapis cezası üzerinden aynı Yasa'nın 143/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında artırım yapılması sonucu “1 yıl 2 ay” yerine “1 yıl 3 ay” hapis cezası bulunmak suretiyle sanık hakkında neticeten “11 ay 20 gün” yerine “1 yıl 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi, 3-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun yalnızca kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 08.05.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.