Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/2706 K.2012/6511
Özet: (1) Çocuğun hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz incelemesinde zamanaşımı, savunma hakları, ceza indirimleri ve çocuk koruma yasası hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, çocuğun mahkumiyet kararı nedeniyle hükmün bozulmasına karar vererek, zamanaşımı nedeniyle kamu davasını düşürmüş ve ceza indirimleri ile çocuk koruma yasası hükümlerinin uygulanmasını sağlamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, 31/2. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının suça sürüklenen çocuğun hükümlülüğüne karar verildiği 14.06.2007 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1- Suça sürüklenen çocuk ...'ın sorgusu yapılıp savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 193/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi ile üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması,
b- 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinde düzenlenen değer azlığı nedeniyle cezadan indirim yapılması ya da ceza vermekten vazgeçilebilmesi için, öncelikle çalınan veya çalınmaya teşebbüs edilen şeyin değerinin, aynı Yasanın 3. maddesinde belirtilen işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verme kuralı gereğince, cezadan indirim yapılması ya da ceza verilmemesini gerektirecek kadar az olması; bununla beraber sanığın kişiliği, olayın özelliği, sanığı suça iten etkenler ve suçun işlenmesinin mağdur üzerindeki etkisinin ağırlığı birlikte değerlendirilip sonucuna göre uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi, ulaşılan sonucun gerekçelerinin kararda belirtilmesi gerekirken somut olayda; çalınmaya teşebbüs edilen 233 milyon lira tutarındaki kablonun değerinin az olmadığı gibi, kablonun eritilip hurdaya satılmak amacıyla çalınmasına göre suça sürüklenen çocuğun hırsızlığı kolay para kazanma yöntemi olarak benimsediğinin anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesi gereğince yazılı şekilde cezadan indirim yapılması,
c- Katılana ait bina eklentisinde bulunan kabloyu çalan suça sürüklenen çocukların uzaklaşmasından sonra, haber merkezinin saat 03.30’da üç şahsın mezra yolunda el arabası ile kablo çalıp götürdüğünü anons etmesi üzerine, görevli kolluk tarafından mezra yolu ile Hilal sokak kavşağında suça sürüklenen çocukları görüp kovalamaca sonucu kesintisiz izleme olmaksızın yakaladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde cezadan indirim yapılması,
d- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesine göre, 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
e- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, davanın düşürülmesi ile tüm hukuki sonuçlarını ortadan kaldırma olanağını tanıdığından, yasa gereği verilen ceza zorunlu olarak seçenek tedbire çevrildiğinden biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, 31/2. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının suça sürüklenen çocuğun hükümlülüğüne karar verildiği 14.06.2007 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1- Suça sürüklenen çocuk ...'ın sorgusu yapılıp savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 193/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi ile üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması,
b- 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinde düzenlenen değer azlığı nedeniyle cezadan indirim yapılması ya da ceza vermekten vazgeçilebilmesi için, öncelikle çalınan veya çalınmaya teşebbüs edilen şeyin değerinin, aynı Yasanın 3. maddesinde belirtilen işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verme kuralı gereğince, cezadan indirim yapılması ya da ceza verilmemesini gerektirecek kadar az olması; bununla beraber sanığın kişiliği, olayın özelliği, sanığı suça iten etkenler ve suçun işlenmesinin mağdur üzerindeki etkisinin ağırlığı birlikte değerlendirilip sonucuna göre uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi, ulaşılan sonucun gerekçelerinin kararda belirtilmesi gerekirken somut olayda; çalınmaya teşebbüs edilen 233 milyon lira tutarındaki kablonun değerinin az olmadığı gibi, kablonun eritilip hurdaya satılmak amacıyla çalınmasına göre suça sürüklenen çocuğun hırsızlığı kolay para kazanma yöntemi olarak benimsediğinin anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesi gereğince yazılı şekilde cezadan indirim yapılması,
c- Katılana ait bina eklentisinde bulunan kabloyu çalan suça sürüklenen çocukların uzaklaşmasından sonra, haber merkezinin saat 03.30’da üç şahsın mezra yolunda el arabası ile kablo çalıp götürdüğünü anons etmesi üzerine, görevli kolluk tarafından mezra yolu ile Hilal sokak kavşağında suça sürüklenen çocukları görüp kovalamaca sonucu kesintisiz izleme olmaksızın yakaladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde cezadan indirim yapılması,
d- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesine göre, 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
e- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, davanın düşürülmesi ile tüm hukuki sonuçlarını ortadan kaldırma olanağını tanıdığından, yasa gereği verilen ceza zorunlu olarak seçenek tedbire çevrildiğinden biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.