Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/22055 K.2013/33159
Özet: (1) Sanık, “cesi” isimli kişiyle birlikte hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu işlemiş; (2) Mahkeme, sanığın eyleminde işyeri dokunulmazlığının ihlali için TCK 119/1-c maddesinin uygulanmadığını belirterek hükmü bozmuş ve ceza süresi hakkını koruyarak yeni karar vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın eylem hakkında tefrik kararı verilen “cesi” isimli kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin mahkemece kabul edilmesi karşısında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yöndeki düşünce benimsenmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 58/6-7. maddelerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanığın kollukta müdafii huzurunda verdiği 04/01/2008 tarihli saat 19:55 teki ifadesinde suçlamayı kabul etmiş olması, daha sonraki aşamalarda ise suçlamayı kabul etmeyerek emniyette kendisini dövdüklerini, bu olaya da müdafii olan Av. ...'ün tanık olduğunu cezaevindeyken revire gittiğini, muayene olduğunu bildirmesi; dosya arasında bulunan 04/01/2008 tarihi saat 17:40 itibari ile düzenlenen doktor raporunda “sağ gözde ekimoz, sağ tibial bölgede palpasyonda hassasiyet” bulgularının belirtilerek kati raporun Adli Tıp tarafından verilmesi gerektiği görüşünün bildirilmiş olması karşısında; sanık hakkında, tutuklu bulunduğu cezaevi tarafından düzenlenen rapor bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp; kolluktaki ifadesinde müdafi olarak hazır bulunan Av....'de tanık olarak dinlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Eylem saatini tam olarak bilmeyen müştekinin bildirdiği zaman aralığında gündüz vaktine rastlayan zaman diliminin de yer aldığı gibi sanığın da bu konuda bilgi vermemiş olması karşısında; suçun gece vakti işlendiği hususundaki delillerin neler olduğu ortaya koyulup tartışmadan suçun gece vakti işlendiğinden bahisle TCK 143. ve 116/4 maddeleri gereğince uygulama yapılmış olması,
b- Sanığın eylem hakkında tefrik kararı verilen “cesi” isimli kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin kabulü karşısında sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına 12/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın eylem hakkında tefrik kararı verilen “cesi” isimli kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin mahkemece kabul edilmesi karşısında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yöndeki düşünce benimsenmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 58/6-7. maddelerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanığın kollukta müdafii huzurunda verdiği 04/01/2008 tarihli saat 19:55 teki ifadesinde suçlamayı kabul etmiş olması, daha sonraki aşamalarda ise suçlamayı kabul etmeyerek emniyette kendisini dövdüklerini, bu olaya da müdafii olan Av. ...'ün tanık olduğunu cezaevindeyken revire gittiğini, muayene olduğunu bildirmesi; dosya arasında bulunan 04/01/2008 tarihi saat 17:40 itibari ile düzenlenen doktor raporunda “sağ gözde ekimoz, sağ tibial bölgede palpasyonda hassasiyet” bulgularının belirtilerek kati raporun Adli Tıp tarafından verilmesi gerektiği görüşünün bildirilmiş olması karşısında; sanık hakkında, tutuklu bulunduğu cezaevi tarafından düzenlenen rapor bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp; kolluktaki ifadesinde müdafi olarak hazır bulunan Av....'de tanık olarak dinlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Eylem saatini tam olarak bilmeyen müştekinin bildirdiği zaman aralığında gündüz vaktine rastlayan zaman diliminin de yer aldığı gibi sanığın da bu konuda bilgi vermemiş olması karşısında; suçun gece vakti işlendiği hususundaki delillerin neler olduğu ortaya koyulup tartışmadan suçun gece vakti işlendiğinden bahisle TCK 143. ve 116/4 maddeleri gereğince uygulama yapılmış olması,
b- Sanığın eylem hakkında tefrik kararı verilen “cesi” isimli kişiyle birlikte gerçekleştirildiğinin kabulü karşısında sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına 12/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.