‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/9802 K.2012/18751

Esas No: 2011/9802 · Karar No: 2012/18751 · Karar Tarihi: 12.09.2012
Özet: (1) Hırsızlık ve cürüm eşyasını kabul etmek suçlarıyla yargılanan sanıkların, yargılama usulleri, ceza ölçüleri ve suç unsurları bakımından çeşitli usul ve maddi hatalar içeren kararları temyiz edildi; (2) Mahkeme, bu usulsüzlükleri ve hatalı suç nitelendirmelerini tespit ederek, kararları bozar, hükümlerin yeniden değerlendirilmesini ve uygun ceza ölçülerinin uygulanmasını kararlaştırdı.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza MahkemesiSUÇ : Hırsızlık, cürüm eşyasını kabul etmek

**HÜKÜM:** MahkumiyetMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;1-Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 19.04.2006 tarihli oturumda, suç tarihi itibarıyle 18 yaşından küçük sanıklar ..., ... ve ...'ın 18 yaşını doldurmuş oldukları gözetilmeden, yargılamanın açık yerine kapalı yapılması ve hükmün de kapalı oturumda okunması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı davranılması,2- 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,3- Sanıklardan ...'in aşamalardaki savunması ve sorgudaki kısmi ikrarı ile diğer sanıkların savunmalarında sanık ...'in suç yerinde bulunduğu yönündeki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine, suç vasfında yanılgı ile cürüm eşyasını kabul etmek suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,4- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yapılan karşılaştırmada lehlerine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK'nın 493/2 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 ve 119/1-c maddesine uyan birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozma ve yakınma devam ettiğinden TCK'nın 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,5-Müşteki ve sanık beyanlarına göre, hırsızlık suçunun gece vakti işlendiği gözetilmeden sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması,6- Sanıklardan ... hakkında kurulan hükümde bilirkişi tarafından tespit edilen çalıntı malların değerinin, suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşen uygulamaya göre, 765 sayılı TCK'nın 522/1. maddesinin uygulanmasında hafif yerine pek hafif kabul edilerek, sanık hakkında hükmolunan cezadan fazla indirim yapılması, 7-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın lehe olduğunun kabulüyle kurulan mahkumiyet hükmünde, erteli ilamın aynen infazı uygulamasına esas alınan mahkumiyetlerin Konya 1. ve 2.Sulh Ceza Mahkemeleri'nin 647 sayılı Yasanın 6. gereğince ertelenmesine karar verilmiş ağır para cezaları olduğu, 765 sayılı TCK'nın 95/2 maddesinin karşılığının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde düzenlenmesi ve anılan maddede erteli ağır para cezalarının infazı konusunda bir hüküm bulunmaması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 51, 52 ve 7/2 madde hükümleri gereğince erteli para cezalarının aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,8-Kabul ve uygulamaya göre,a- Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 512. maddesi gereğince tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,b-Sanık ...'in adli sicil kaydındaki infaz edilen adli para cezası mahkumiyeti nedeniyle hakkında tekerrür nedeniyle arttırım yapılırken, TCK'nın 81/2-3 maddesi gereğince 13 gün yerine 10 gün arttırım yapılarak, noksan adli para cezası tayin edilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... 'ın müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süreleri yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?