Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/9320 K.2012/10847
Özet: (1) Sanık, mağdurun aracının ön kapısını zorlayarak hoparlörleri çalarak mala zarar vermek ve hırsızlık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştı; (2) Mahkeme, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın hırsızlık hükümleriyle birlikte mala zarar verme suçu oluşturduğunu kabul ederek, 765 sayılı TCK’ya göre hüküm vererek mahkumiyet kararını bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 765 sayılı TCK'nın 516/ilk, 522 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davası hakkında mahkemece her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdura ait aracın sağlam ve muhkem nitelikteki sağ ön kapısının sert bir cisim ile zorlanması suretiyle suça konu hoparlörlerin çalınmasından ibaret eylemin, 765 sayılı TCK'nın 493/1, 81/2 maddelerinde yazılı bulunan suçu oluşturmasına karşın, aynı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143 maddelerinde yazılı bulunan hırsızlık suçunun yanında aynı kanunun 151/1. maddesinde yazılı bulunan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu, mala zarar vermek suçunun takibinin suç tarihi itibariyle şikayete bağlı suçlardan olması ve mağdurun da yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle anılan suçtan dolayı kovuşturma yapılamayacağı; hırsızlık suçundan ise 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143. maddeleri ile uygulama yapılırken verilebilecek en az cezanın 765 sayılı TCK uyarınca hükmedilen cezadan daha az olacağının anlaşılması karşısında; öncelikle 5237 sayılı TCK'nın bütün hükümlerinin blok halinde eyleme uygulanması sonucunda çıkan sonuçların 765 sayılı TCK uyarınca hükmedilen ceza ile kıyaslanması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken; 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlar için 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmeyerek, 765 sayılı TCK'nın lehe olma nedeni de karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 765 sayılı TCK'nın 516/ilk, 522 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davası hakkında mahkemece her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdura ait aracın sağlam ve muhkem nitelikteki sağ ön kapısının sert bir cisim ile zorlanması suretiyle suça konu hoparlörlerin çalınmasından ibaret eylemin, 765 sayılı TCK'nın 493/1, 81/2 maddelerinde yazılı bulunan suçu oluşturmasına karşın, aynı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143 maddelerinde yazılı bulunan hırsızlık suçunun yanında aynı kanunun 151/1. maddesinde yazılı bulunan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu, mala zarar vermek suçunun takibinin suç tarihi itibariyle şikayete bağlı suçlardan olması ve mağdurun da yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle anılan suçtan dolayı kovuşturma yapılamayacağı; hırsızlık suçundan ise 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143. maddeleri ile uygulama yapılırken verilebilecek en az cezanın 765 sayılı TCK uyarınca hükmedilen cezadan daha az olacağının anlaşılması karşısında; öncelikle 5237 sayılı TCK'nın bütün hükümlerinin blok halinde eyleme uygulanması sonucunda çıkan sonuçların 765 sayılı TCK uyarınca hükmedilen ceza ile kıyaslanması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken; 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlar için 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmeyerek, 765 sayılı TCK'nın lehe olma nedeni de karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10/05/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.