Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/7470 K.2012/4116
Özet: (1) Sanıkların muhkem eşyayı kırarak hırsızlık suçunu işlediği iddiası; (2) Mahkeme, sanıkları mahkum etti ve yargılama giderlerini ayrı ayrı tahsil etmeye karar vererek hükmü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 116/2-4 ve 151/1 maddelerinde düzenlenen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi; suça konu eşyaların değeri az olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı halde, bu madde uyarınca indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCK'nın 61/4-5 maddesine aykırı olarak aynı yasanın 35/2 maddesinin 143/1 maddesinden önce uygulanması ise sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması; birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinin, 5271 sayılı CMK'nun 326/2 maddesi uyarınca sanıklara ayrı ayrı yükletilmesi yerine, müteselsilen alınmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi; “ yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “ sebep oldukları 28.3 TL tutarındaki yargılama giderlerinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı tahsiline “ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/02/2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 116/2-4 ve 151/1 maddelerinde düzenlenen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi; suça konu eşyaların değeri az olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı halde, bu madde uyarınca indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCK'nın 61/4-5 maddesine aykırı olarak aynı yasanın 35/2 maddesinin 143/1 maddesinden önce uygulanması ise sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması; birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinin, 5271 sayılı CMK'nun 326/2 maddesi uyarınca sanıklara ayrı ayrı yükletilmesi yerine, müteselsilen alınmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi; “ yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “ sebep oldukları 28.3 TL tutarındaki yargılama giderlerinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ayrı ayrı tahsiline “ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/02/2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.