Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/5565 K.2012/6894
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü ... hakkında kurulan Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2004 gün ve 2003/358 Esas, 2004/263 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ... hakkında kurulan ilk hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2005 günlü yazısı ile lehe kanun değerlendirmesi için iade edildiği, iade sonrası duruşma açılarak sanık ... ile birlikte hükümlü ... hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Sanığın kastı yakınana ait aracı götürmek olup, aracın doğrudan mülkiyetine yönelik olduğuna göre, aracı çalmak için aracın kelebek camının kırılması mala zarar verme suçunu oluşturmayacağından, Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın arkadaşı ... ile birlikte suç tarihinde geceleyin yakınana ait park halindeki otomobilini, sağlam ve dayanıklı kelebek camını kırıp, düz kontak yaparak çalması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 53. maddelerine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- Sanığın tekerrüre esas alınan Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.1997 tarih ve 1994/262 Esas, 1997/21 Karar sayılı hükümlülüğünde 2253 sayılı Kanunun 12/2. maddesinin uygulanmış olması karşısında, aynı Kanunun 12/4. maddesine göre bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü ... hakkında kurulan Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2004 gün ve 2003/358 Esas, 2004/263 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ... hakkında kurulan ilk hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2005 günlü yazısı ile lehe kanun değerlendirmesi için iade edildiği, iade sonrası duruşma açılarak sanık ... ile birlikte hükümlü ... hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Sanığın kastı yakınana ait aracı götürmek olup, aracın doğrudan mülkiyetine yönelik olduğuna göre, aracı çalmak için aracın kelebek camının kırılması mala zarar verme suçunu oluşturmayacağından, Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın arkadaşı ... ile birlikte suç tarihinde geceleyin yakınana ait park halindeki otomobilini, sağlam ve dayanıklı kelebek camını kırıp, düz kontak yaparak çalması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 53. maddelerine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- Sanığın tekerrüre esas alınan Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.1997 tarih ve 1994/262 Esas, 1997/21 Karar sayılı hükümlülüğünde 2253 sayılı Kanunun 12/2. maddesinin uygulanmış olması karşısında, aynı Kanunun 12/4. maddesine göre bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.