Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/4599 K.2012/232
Özet: (1) Hırsızlık suçundan mahkum edilen sanığın, daha önceki kasıtlı suç mahkumiyetleri ve ceza infazı sürecindeki hak kayıpları gibi hususların temyiz incelemesinde göz ardı edilmesi; (2) Temyiz itirazları yerinde görülerek, hüküm tebliğine aykırılık nedeniyle bozulmuş ve 5320 sayılı Yasa ile 1412 sayılı CMUK’nun ilgili maddeleri çerçevesinde yeni karar verilmiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın adli sicil kaydından, daha önceden tekerrüre esas kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunduğu anlaşılmasına rağmen, söz konusu hükümlülüklere dair ilamların infaz ve kesinleşme durumlarını ilgili mahkemelerden sorulup, ilam örnekleri getirilerek, sanık hakkında 5237 TCK'nın 58/6-7 maddelerinin uygulanmasının değerlendirilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bentlerinde kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Son oturumda sanığın annesi olduğunu beyan eden ...’ın söz alarak müştekinin zararlarının bir kısmını karşıladığına dair beyanının araştırılıp mağdura sorularak kısmi iade veya tazminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin , 5237 sayılı TCK'nın 168/4 .maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızası gerektiğinden, mağdura rızasının olup olamadığının sorulmadan, sanık hakkında 168/4 maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 10.01 .2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın adli sicil kaydından, daha önceden tekerrüre esas kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunduğu anlaşılmasına rağmen, söz konusu hükümlülüklere dair ilamların infaz ve kesinleşme durumlarını ilgili mahkemelerden sorulup, ilam örnekleri getirilerek, sanık hakkında 5237 TCK'nın 58/6-7 maddelerinin uygulanmasının değerlendirilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bentlerinde kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Son oturumda sanığın annesi olduğunu beyan eden ...’ın söz alarak müştekinin zararlarının bir kısmını karşıladığına dair beyanının araştırılıp mağdura sorularak kısmi iade veya tazminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin , 5237 sayılı TCK'nın 168/4 .maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızası gerektiğinden, mağdura rızasının olup olamadığının sorulmadan, sanık hakkında 168/4 maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 10.01 .2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.