Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/4547 K.2012/4616
Özet: (1) Sanık, 01.06.2005 tarihinden önce işlenmiş hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı mahkumiyetle cezalandırılmıştır; (2) Mahkeme, sanığın yoksun bırakılmasına karar veren hükmü bozarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesini dikkate alarak cezanın infaz rejimini değiştirir ve hüküm fıkrasını düzelterek onaylar.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya Incelenerek, gereği düşünüldü:
5252 Sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/2 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde, 5237 sayılı TCK'nın lehe olduğunun kabulü ile yapılan uygulamalarda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesi dikkate alınarak, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1 maddesinde belirtilen haklardan sanığın yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm
../.
2
çıkarılarak, yerine '' 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına'' cümlelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasındaki cezanın 5237 sayılı Yasanın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
SUÇ : Hırsızlık
...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya Incelenerek, gereği düşünüldü:
5252 Sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/2 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde, 5237 sayılı TCK'nın lehe olduğunun kabulü ile yapılan uygulamalarda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesi dikkate alınarak, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1 maddesinde belirtilen haklardan sanığın yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm
../.
2
çıkarılarak, yerine '' 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına'' cümlelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasındaki cezanın 5237 sayılı Yasanın 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.