‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/4479 K.2012/684

Esas No: 2011/4479 · Karar No: 2012/684 · Karar Tarihi: 16.01.2012
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Sanıkların işyerinin camını kırarak hırsızlık yapmasıyla ilgili olarak, mahkeme, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içinde dava açılabileceğini kabul etti; (2) Mahkeme, sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verdiği halde, erteli para cezasının infazı düzenlenmediği, yasal haklardan yoksun bırakılması ve yargılama giderlerinin hatalı tahsili gibi usul ve kanuni eksiklikleri nedeniyle kararın düzeltilip yeniden onaylanmasını talep etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların, müştekiye ait işyerinin camını kırarak hırsızlık amacıyla işyerine girdiğinin anlaşılması karşısında; işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde dava açılması olanaklı görülmüştür.

A-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Daha önceden kasıtlı bir suçtan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesi gereğince uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Sanığın aynen infazına karar verilen cezasının erteli para cezası olduğu, 5237 sayılı TCK’da erteli para cezalarının infazının düzenlenmediğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı yasaya göre hüküm kurulup aynı yasanın 53/1-a,b,d, maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilirken, TCK’nın 53/1-c,e maddesindeki haklardan da yoksun bırakılma kararı verilmesi gerektiğinin, yine 5237 sayılı TCK'nın 53.maddenin 3.fıkrasına göre, koşullu salıverilen hükümlüler hakkında, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanığın erteli bulunan cezasının TCK’nun 51/7 maddesi gereğince aynen infazına, TCK’nın 53/1 maddesi ve yargılama giderlerinin müştereken tahsiline ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerlerine " TCK’nın 53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına, Yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında eşit tahsili ile sanık ...’dan 3.50 TL, sanık ...’dan 3.50 TL yargılama gideri alınmasına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve sürecine göre sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı yasaya göre hüküm kurulup aynı yasanın 53/1-a,b,d, maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilirken, TCK’nın 53/1-c,e maddesindeki haklardan da yoksun bırakılma kararı verilmesi gerektiğinin, yine 5237 sayılı TCK'nın 53.maddenin 3.fıkrasına göre, koşullu salıverilen hükümlüler hakkında, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?