Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/4164 K.2012/721
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 08.02.2008 tarihinde eve girerek hırsızlık suçunu işlemesiyle ilgili konut dokunulmazlığını ihlal ve kasıtlı suçtan hükümlülükten kaynaklanmaktadır; mahkeme, TCK 5237 sayılı maddelerinin uygulanmasıyla birlikte sanığın hapis cezasının infazı tamamlanana kadar yoksun bırakılmasını öngörerek karar vermiştir. Mahkemenin sonucu, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı olup, hüküm TCK 53/1 ve 53/3 maddelerine uygun olarak düzenlenmiş ve onaylanmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanığın silinme koşulları oluşmamış kasıtlı bir suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın, müştekiye ait eve gece saat 20:30 sıralarında girerek hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4 maddesi gereğince konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,
Sanığın, Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/265 E. ve 2002/503 sayılı karar ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından; hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin 143. maddeden sonra uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilerek 5237 sayılı TCK'nın 61/4 maddesine aykırı davranılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, eleştiri dışında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "TCK'nun 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanığın silinme koşulları oluşmamış kasıtlı bir suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın, müştekiye ait eve gece saat 20:30 sıralarında girerek hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4 maddesi gereğince konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,
Sanığın, Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/265 E. ve 2002/503 sayılı karar ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından; hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin 143. maddeden sonra uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilerek 5237 sayılı TCK'nın 61/4 maddesine aykırı davranılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, eleştiri dışında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "TCK'nun 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.