‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/35596 K.2013/8560

Esas No: 2011/35596 · Karar No: 2013/8560 · Karar Tarihi: 26.03.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarıyla ilgili mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle kararın bozulmasını ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında danışmanlık‑eğitim tedbirinin uygulanmasına ilişkin hükmün kaldırılmasını onaylayarak kararını bozup yeniden düzenledi.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanığın müşteki ...’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 116/2 maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 maddelerinde belirtilen 4 yıllık asli dava zamanaşımının, karar tarihi olan 11.11.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Sanığın müşteki ...'e yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, müşteki ...'e yönelik suç tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, suça sürüklenen çocuğun çaldığı eşyaları hakimiyet alanına geçirdikten sonra ve kolluk görevlilerince, kesintisiz takip olmaksızın yakalandığının anlaşılması karşısında; eylemin tamamladığı düşünülmeden, teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1. maddesi gereğince, aynı Yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında, anılan Yasanın 5. maddesinde yazılı danışmanlık ve eğitim tedbirine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na göre danışmanlık ve eğitim tedbirinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?