Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/34894 K.2012/28450
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve ilgili cezaların zamanaşımı, yasal değişiklikler ve uzlaşma hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi talebidir. Mahkeme, sanıkların haklarını koruyacak şekilde kararın bozulmasına ve yeni bir hüküm verilmesine karar vererek mahkumiyet kararı iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklara atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre hesaplanan 5 yıllık asli zamanaşımının sanıkların sorgu tarihleri olan 06.01.2003 ve 17.11.2003 tarihleri ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince:
1-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanıkların, müştekiye yönelik 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522 (pek fahiş), 59 maddelerine karşılık 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 116/2 119/1-c, 151/1 ve 62. maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilip, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-Zararının kısmen karşılandığının anlaşılması karşısında; mağdurun rızasının sorularak 5237 sayılı TCK' nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3-Eylemin gece işlendiğine ilişkin deliller denetime olanak sağlayacak biçimde açıklanmadan 5237 sayılı TCK' nın 143. maddesindeki artırım hükümlerinin uygulanması,
4-Suçtan doğrudan zarar görmeyen sigorta şirketinin müdahale talebinin kabul edilmesi ile 5271 sayılı CMK' nın 237. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklara atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre hesaplanan 5 yıllık asli zamanaşımının sanıkların sorgu tarihleri olan 06.01.2003 ve 17.11.2003 tarihleri ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince:
1-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanıkların, müştekiye yönelik 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522 (pek fahiş), 59 maddelerine karşılık 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 116/2 119/1-c, 151/1 ve 62. maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilip, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-Zararının kısmen karşılandığının anlaşılması karşısında; mağdurun rızasının sorularak 5237 sayılı TCK' nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3-Eylemin gece işlendiğine ilişkin deliller denetime olanak sağlayacak biçimde açıklanmadan 5237 sayılı TCK' nın 143. maddesindeki artırım hükümlerinin uygulanması,
4-Suçtan doğrudan zarar görmeyen sigorta şirketinin müdahale talebinin kabul edilmesi ile 5271 sayılı CMK' nın 237. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.