Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/34231 K.2013/8416
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında tüm suçlar yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında belirtilen 4 yıllık asli zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 17.11.2008 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tüm suçlar yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık eyleminin, suç konusu olan kalorifer peteklerinin sanıklar tarafından sökülerek çalmaya kalkışmak olduğunun anlaşılması karşısında mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda ise ayrıca bir zarar oluşmadığı halde her iki suç yönünden “zararın giderilmediği anlaşılmakla sanıklar hakkında CMK 231. uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklinde yetersiz gerekçe ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- TCK'nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” tedbiri, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği'nin 38/son maddesinde “Sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler” olarak tanımlanmış olup, belirli yere gitme yasağının, failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin olması ve her durumda çevrilen yaptırımın işlenen suçla mantıki bağlantısının bulunması gerekliliğine karşın yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanıklar hakkında kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak 5237 sayılı TCK 50/1-(d) maddesi uygulanması sırasında “ikametgahlarındaki illerde bulunan internet cafelere gitmekten yasaklanmalarına” şeklinde karar verilmek suretiyle infazda sınırlamaya gidilmesi,
Kabule göre de;
4- Mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükümde suç tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında olan sanıklar Ümit, İsmail ve Cafer hakkında hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesiyle uygulama yapılırken 2 ay 20 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında tüm suçlar yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında belirtilen 4 yıllık asli zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 17.11.2008 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tüm suçlar yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlık eyleminin, suç konusu olan kalorifer peteklerinin sanıklar tarafından sökülerek çalmaya kalkışmak olduğunun anlaşılması karşısında mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda ise ayrıca bir zarar oluşmadığı halde her iki suç yönünden “zararın giderilmediği anlaşılmakla sanıklar hakkında CMK 231. uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklinde yetersiz gerekçe ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- TCK'nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” tedbiri, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği'nin 38/son maddesinde “Sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler” olarak tanımlanmış olup, belirli yere gitme yasağının, failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin olması ve her durumda çevrilen yaptırımın işlenen suçla mantıki bağlantısının bulunması gerekliliğine karşın yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanıklar hakkında kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak 5237 sayılı TCK 50/1-(d) maddesi uygulanması sırasında “ikametgahlarındaki illerde bulunan internet cafelere gitmekten yasaklanmalarına” şeklinde karar verilmek suretiyle infazda sınırlamaya gidilmesi,
Kabule göre de;
4- Mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükümde suç tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında olan sanıklar Ümit, İsmail ve Cafer hakkında hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesiyle uygulama yapılırken 2 ay 20 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.