Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/3199 K.2012/4612
Özet: (1) Sanığın hırsızlık suçundan mahkum edilip, önceki kasıtlı suçtan mahkum olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği ve gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçunun zamanaşımı süresi içinde işlem yapılabilmesi hususları; (2) Mahkeme, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetini onaylayarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini ve ilgili cezayı tekerrüre esas alarak hükmü bozma gerekmediğine hükmetmiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı '' kasıtlı bir suçtan mahkum olmama '' koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık hakkında Bandırma Asliye Ceza Mahkemesi'nin 371-913 sayılı, 07.10.2003 tarihinde kesinleşen hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması yerine, daha az cezayı içeren hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması karşı temyiz olmadığından ve sonucu değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinde sayılan haklardan hangilerini kullanmaktan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığının karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine '' 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından
../.
2
ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına'' cümlesinin her bir suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerine eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6 maddesinin a bendinde yazılı '' kasıtlı bir suçtan mahkum olmama '' koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanık hakkında Bandırma Asliye Ceza Mahkemesi'nin 371-913 sayılı, 07.10.2003 tarihinde kesinleşen hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması yerine, daha az cezayı içeren hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması karşı temyiz olmadığından ve sonucu değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinde sayılan haklardan hangilerini kullanmaktan ne kadar süreyle yoksun bırakıldığının karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine '' 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından
../.
2
ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına'' cümlesinin her bir suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerine eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.