Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/30764 K.2011/9844
Özet: (1) Sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurma, hırsızlık ve mala zarar verme gibi suçlardan yargılanması ve temyiz sürecinde vekalet ücreti, konut dokunulmazlığını bozma ve zamanaşımına ilişkin kararların incelenmesi. (2) Mahkeme, vekalet ücretine ilişkin karar vermemiş olmasına rağmen bu hususta karar verme yetkisini saklı tutarak temyizi reddetti; ayrıca konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için zamanaşımına kadar işlem yapılabileceğini belirterek, sanıkların örgüt kurma suçunun unsurlarının eksik olduğunu değerlendirerek ilgili kararları bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasının kabul edilmesi, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet ve beraatlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin 07.06.2010 havale tarihli dilekçe verdiğinin anlaşılması karşısında temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A- Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin temyiz incelemesinde;
Mahkeme tarafından vekalet ücreti konusunda verilmiş bir karar olmadığı, mahkeme tarafından bu hususta her zaman karar verilmesi olanaklı olduğundan sanıklar müdafiinin temyiz talebinin REDDİNE,
B- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen kararlara yönelik temyiz incelemesine gelince;
Müşteki ...'ye karşı gerçekleştirilen konut dokunulmazlığını bozma, müştekiler ..., ... ve ...'ye karşı gerçekleştirilen mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
1- Sanıkların ifadalerinde kullandıklarını beyan ettikleri telefon hatlarının, ayrıca GSM şirketleri ve Telekom Müdürlüğü ile yapılacak yazışmalarda tespit edilecek diğer hatlarının suç tarihlerinde ve saatlerinde suç mahalline yakın baz istasyonlarına sinyal bilgisi gönderip göndermediği, sanıkların kendi aralarında iddia edilen telefon görüşmelerinin yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, buna ilişkin HTS raporları getirilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 220.maddesine göre "Suç işlemek için örgüt kurma ve örgüte üye olmak" suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebelir.
Somut olayda; sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlilikte oldukları anlaşılmakta ise de, aralarında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık olduğunun tespiti için sanıklar hakkında açılan diğer dava dosyaları ve verilen kararlar getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık ...'ın eylemi 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde aynı yasanın 142/2-g maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklu kaldığı süreye göre sanık ...'in bu suçlardan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasının kabul edilmesi, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet ve beraatlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin 07.06.2010 havale tarihli dilekçe verdiğinin anlaşılması karşısında temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A- Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin temyiz incelemesinde;
Mahkeme tarafından vekalet ücreti konusunda verilmiş bir karar olmadığı, mahkeme tarafından bu hususta her zaman karar verilmesi olanaklı olduğundan sanıklar müdafiinin temyiz talebinin REDDİNE,
B- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen kararlara yönelik temyiz incelemesine gelince;
Müşteki ...'ye karşı gerçekleştirilen konut dokunulmazlığını bozma, müştekiler ..., ... ve ...'ye karşı gerçekleştirilen mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
1- Sanıkların ifadalerinde kullandıklarını beyan ettikleri telefon hatlarının, ayrıca GSM şirketleri ve Telekom Müdürlüğü ile yapılacak yazışmalarda tespit edilecek diğer hatlarının suç tarihlerinde ve saatlerinde suç mahalline yakın baz istasyonlarına sinyal bilgisi gönderip göndermediği, sanıkların kendi aralarında iddia edilen telefon görüşmelerinin yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, buna ilişkin HTS raporları getirilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 220.maddesine göre "Suç işlemek için örgüt kurma ve örgüte üye olmak" suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebelir.
Somut olayda; sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlilikte oldukları anlaşılmakta ise de, aralarında hiyerarşik ilişki ve suç işleme iradelerinde devamlılık olduğunun tespiti için sanıklar hakkında açılan diğer dava dosyaları ve verilen kararlar getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Sanık ...'ın eylemi 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde aynı yasanın 142/2-g maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine ve tutuklu kaldığı süreye göre sanık ...'in bu suçlardan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.