Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/3021 K.2011/943
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde gece saat 03:30 sıralarında ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğine gelerek kendisine ... iline gitmesi konusunda yardımcı olmalarını görevli polis memurlarından istediği, o saatte otobüs bulunamaması üzerine sanığın otostop yapacağını söyleyerek dışarı çıktığı , çıkarken de telsiz masası yanında bulunan müştekiye ait cep telefonunu alarak uzaklaştığı, telefonun çalındığının anlaşılması üzerine sanığın peşinden gidilerek yakalanıp getirildiğinde, telefonu rızasıyla teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 491/3 maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-a, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıllık asli zamanaşımının, kararın verildiği 30.03.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihinde gece saat 03:30 sıralarında ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğine gelerek kendisine ... iline gitmesi konusunda yardımcı olmalarını görevli polis memurlarından istediği, o saatte otobüs bulunamaması üzerine sanığın otostop yapacağını söyleyerek dışarı çıktığı , çıkarken de telsiz masası yanında bulunan müştekiye ait cep telefonunu alarak uzaklaştığı, telefonun çalındığının anlaşılması üzerine sanığın peşinden gidilerek yakalanıp getirildiğinde, telefonu rızasıyla teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 491/3 maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu ve bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-a, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 5 yıllık asli zamanaşımının, kararın verildiği 30.03.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.