Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/29037 K.2012/28347
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, 23.05.2008 tarihli keşifte çekilen olay yeri fotoğrafları ve düzenlenen olay yeri krokisinin denetime olanak verecek şekilde dosyaya eklenmiş olması karşısında tebliğnamede yer alan (I) numaralı bozma istemli düşünce benimsenmemiş; kapısı kilitli olmayan bina vasfındaki bekçi kulübesinden cep telefonu hırsızlayan sanığın bu eyleminden bir saat sonra bu kez bekçi kulübesinin bitişik bulunduğu İl Hıfsızsıhha Enstitüsü Müdürlüğü inşaatına pencere demirini keserek girip 08.11.2006 tarihli görgü tespit ve muhafaza altına alma tutanağına göre elektrik panosunun bulunduğu odada döşeli halde bulunan elektrik kablolarını keserek hırsızlamaya çalıştığı sırada fark edilmesi üzerine eylemini tamamlayamadan olay yerinden kaçtığı ve 08.11.2006 tarih ve 2006/521 sayılı polis fezlekesine göre aynı gün içerisinde Yeşilyurt Devlet Hastanesi inşaatından kablo hırsızlamak isterken yakalandığı olayda, 09.11.2006 tarihli sorgu içeriğinden, sanığın yargılamaya konu kablo hırsızlığına teşebbüs eylemini gerçekleştirdiği inşaatın kamuya ait olduğunu bildiğinin açıkça anlaşılması karşısında, bekçi kulübesinde bulunan cep telefonu ile kamuya ait inşaatta döşeli halde bulunan elektrik kablolarının ayrı kişilere ait olduğunu bildiği hususunda herhangi bir duraksama bulunmamasına göre, tebliğnamede yer alan (2) numaralı bozma istemli düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince, mükerrir sanık hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin iki yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “cezanın infazından sonra başlamak üzere 2 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, 23.05.2008 tarihli keşifte çekilen olay yeri fotoğrafları ve düzenlenen olay yeri krokisinin denetime olanak verecek şekilde dosyaya eklenmiş olması karşısında tebliğnamede yer alan (I) numaralı bozma istemli düşünce benimsenmemiş; kapısı kilitli olmayan bina vasfındaki bekçi kulübesinden cep telefonu hırsızlayan sanığın bu eyleminden bir saat sonra bu kez bekçi kulübesinin bitişik bulunduğu İl Hıfsızsıhha Enstitüsü Müdürlüğü inşaatına pencere demirini keserek girip 08.11.2006 tarihli görgü tespit ve muhafaza altına alma tutanağına göre elektrik panosunun bulunduğu odada döşeli halde bulunan elektrik kablolarını keserek hırsızlamaya çalıştığı sırada fark edilmesi üzerine eylemini tamamlayamadan olay yerinden kaçtığı ve 08.11.2006 tarih ve 2006/521 sayılı polis fezlekesine göre aynı gün içerisinde Yeşilyurt Devlet Hastanesi inşaatından kablo hırsızlamak isterken yakalandığı olayda, 09.11.2006 tarihli sorgu içeriğinden, sanığın yargılamaya konu kablo hırsızlığına teşebbüs eylemini gerçekleştirdiği inşaatın kamuya ait olduğunu bildiğinin açıkça anlaşılması karşısında, bekçi kulübesinde bulunan cep telefonu ile kamuya ait inşaatta döşeli halde bulunan elektrik kablolarının ayrı kişilere ait olduğunu bildiği hususunda herhangi bir duraksama bulunmamasına göre, tebliğnamede yer alan (2) numaralı bozma istemli düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince, mükerrir sanık hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin iki yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “cezanın infazından sonra başlamak üzere 2 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.