Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/28390 K.2012/11218
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkumun hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından dolayı verilen cezanın çeşitli maddelerle (kısmi iade, 119/1-c, 53/1) uygulanması ve ilgili yasal değişikliklerin etkisiyle hükmün açıklanmasının zorunluluğudur. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulmuş ve kararını oybirliğiyle bozarak infaz aşamasında mahkum lehine uygulamaların hak oluşturmayacağını belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlü yakalandığında mağdur ...'e ait evden hırsızlık yaptığını beyan edip, yer gösterme yaptıktan sonra çaldığı eşyaları ...'ın evinde sakladığını beyan edip kolluk görevlilerine teslimini sağlayarak kısmi iade de bulunduğunun anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızası gerektiğinden, mağdurun mirasçılarına rızalarının olup olmadığı sorularak, hükümlü hakkında 168/4. maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Hükümlünün birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediğinden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3-5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) fıkralarındaki haklardan yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin ikinci fıkrasına, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlü yakalandığında mağdur ...'e ait evden hırsızlık yaptığını beyan edip, yer gösterme yaptıktan sonra çaldığı eşyaları ...'ın evinde sakladığını beyan edip kolluk görevlilerine teslimini sağlayarak kısmi iade de bulunduğunun anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için mağdurun rızası gerektiğinden, mağdurun mirasçılarına rızalarının olup olmadığı sorularak, hükümlü hakkında 168/4. maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Hükümlünün birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediğinden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3-5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) fıkralarındaki haklardan yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin ikinci fıkrasına, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.