Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/26263 K.2013/1809
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın yağmur tahliye borusuna tutunarak müştekinin evine girip hırsızlık yapması ve çalınan eşyalarla birlikte otomobilin çalınmasıdır; mahkeme, bu eylemin 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturduğunu kabul etti. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı vermiş ancak temyiz itirazları sonucunda kararın bozulmasına hükmederek yeni bir yargılama başlatmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, müştekiye ait üçüncü kattaki daireye yağmur tahliye borusuna tutunarak şahsi çeviklikle tırmanmak suretiyle balkona geçilip kapıdan girmek suretiyle içeriden hırsızlığın gerçekleştirilmesi ve evden müştekiye ait üç adet cep telefonu, bir adet epilasyon aleti, nüfus cüzdanı, iki adet bankamatik kartı, 50 TL para, 10.000 TL değerinde senet ile oto anahtarının çalınması ve çalınan kontak anahtarı ile de park halindeki otomobilin çalınması eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 142/2-d maddesine uyan haksız olarak elde edilen anahtar ile oto hırsızlık ve şikayet bulunması nedeniyle konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-2-son, 522 (pek fahiş), 81/2 maddeleriyle 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 53; 116/1, 53 maddelerinin uygulanması suretiyle lehe olan yasa belirlenmesi, ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2- Kabule göre de;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2007 gün, 2007/6-195 esas ve 2007/197 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; sanığın bir apartmanın üçüncü katında oturan müştekinin evine yağmur tahliye borusuna tutunarak tırmanmak suretiyle balkon kapısından girerek para ve bir kısım eşya ile birlikte aldığı otomobil anahtarıyla evden çıkıp park halindeki aracı çalması eyleminde, sanığın eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu ancak hüküm kurulurken eylem bütünlüğünün gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde yer alan ölçütler ile aynı Yasanın 3. maddesindeki "eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi" ilkesi çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek temel cezanın alt sınırın üzerinde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Suç tarihinde güneşin saat 20.23’te batıp 05.55'te doğduğu, müştekinin saat 01.00’de uyuduğu, olaydan sonra 07.45’te hırsızlığı fark ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu karar yerinde değerlendirilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
c-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin a, b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
d-Duruşmada vekili tarafından temsil edilen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, müştekiye ait üçüncü kattaki daireye yağmur tahliye borusuna tutunarak şahsi çeviklikle tırmanmak suretiyle balkona geçilip kapıdan girmek suretiyle içeriden hırsızlığın gerçekleştirilmesi ve evden müştekiye ait üç adet cep telefonu, bir adet epilasyon aleti, nüfus cüzdanı, iki adet bankamatik kartı, 50 TL para, 10.000 TL değerinde senet ile oto anahtarının çalınması ve çalınan kontak anahtarı ile de park halindeki otomobilin çalınması eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 142/2-d maddesine uyan haksız olarak elde edilen anahtar ile oto hırsızlık ve şikayet bulunması nedeniyle konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-2-son, 522 (pek fahiş), 81/2 maddeleriyle 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d, 53; 116/1, 53 maddelerinin uygulanması suretiyle lehe olan yasa belirlenmesi, ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2- Kabule göre de;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2007 gün, 2007/6-195 esas ve 2007/197 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; sanığın bir apartmanın üçüncü katında oturan müştekinin evine yağmur tahliye borusuna tutunarak tırmanmak suretiyle balkon kapısından girerek para ve bir kısım eşya ile birlikte aldığı otomobil anahtarıyla evden çıkıp park halindeki aracı çalması eyleminde, sanığın eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu ancak hüküm kurulurken eylem bütünlüğünün gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde yer alan ölçütler ile aynı Yasanın 3. maddesindeki "eylemin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi" ilkesi çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek temel cezanın alt sınırın üzerinde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Suç tarihinde güneşin saat 20.23’te batıp 05.55'te doğduğu, müştekinin saat 01.00’de uyuduğu, olaydan sonra 07.45’te hırsızlığı fark ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu karar yerinde değerlendirilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
c-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin a, b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
d-Duruşmada vekili tarafından temsil edilen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.