Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/2319 K.2011/1184
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın işyerinden aracın çalınmasıyla ilgili hırsızlık suçunun işlendiği iddiası; Mahkemenin sonucu: Mahkumiyet kararı verildi, ancak temyiz itirazları nedeniyle karar bozuldu ve sanıkların ceza süresi hakları korunarak yeniden değerlendirme talep edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin işyerinden...'e ait aracın çalınması ve bu eylemle ilgili ayrıca işlem yapıldığının anlaşılması karşısında, anılan eylem nedeniyle sanıklar hakkında açılmış dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, açılmış ise olanağı varsa birleştirilmesi, birleştirilemiyorsa getirtilip incelenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Eylemin sağlam ve muhkem engellerin aşılarak işlenip işlenmediği keşfen belirlenip ve hırsızlanan eşyaların değeri de tespit edilerek 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının ve denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin düşülmemesi,
3-Müştekinin müracaatı olmadan sanık ...'ın şüphe üzerine polislerce yakalandığında, yakalama tutanağında belirtilen suça konu eşyaları çaldıkları yeri söyleyerek malların geri verilmesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK 'nın 168. maddesindeki kısmi iade hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Kabule göre de;
a-) Eylemin, 142/1-b.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2 maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
b-) 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
c) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Sezer ve Fatih yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 15/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin işyerinden...'e ait aracın çalınması ve bu eylemle ilgili ayrıca işlem yapıldığının anlaşılması karşısında, anılan eylem nedeniyle sanıklar hakkında açılmış dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, açılmış ise olanağı varsa birleştirilmesi, birleştirilemiyorsa getirtilip incelenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Eylemin sağlam ve muhkem engellerin aşılarak işlenip işlenmediği keşfen belirlenip ve hırsızlanan eşyaların değeri de tespit edilerek 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının ve denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin düşülmemesi,
3-Müştekinin müracaatı olmadan sanık ...'ın şüphe üzerine polislerce yakalandığında, yakalama tutanağında belirtilen suça konu eşyaları çaldıkları yeri söyleyerek malların geri verilmesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK 'nın 168. maddesindeki kısmi iade hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Kabule göre de;
a-) Eylemin, 142/1-b.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2 maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
b-) 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
c) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Sezer ve Fatih yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 15/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.