Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/20798 K.2011/4966
Özet: (1) Sanıkların muhkem eşyayı kırarak hırsızlık ve kamu malına zarar vermesi; (2) Mahkeme, sanıkları mahkumiyet kararıyla cezalandırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, kamu malına zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Sanık ... hakkında kurulan 22/04/2004 gün ve 2002/704 E ve 2004/439 K sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,”yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına “ dair verilen kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, sanık ... müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE
II-Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan 22/04/2004 gün ve 2002/704 E ve 2004/439 K sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm ancak, suç tarihinden sonra yürürülüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler ... ve ... hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 Sayılı Yasa'nın 8/2 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakiadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...'in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlüler ... ve ... müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
III-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, kamu malına zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Sanık ... hakkında kurulan 22/04/2004 gün ve 2002/704 E ve 2004/439 K sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,”yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına “ dair verilen kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, sanık ... müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE
II-Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan 22/04/2004 gün ve 2002/704 E ve 2004/439 K sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm ancak, suç tarihinden sonra yürürülüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler ... ve ... hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 Sayılı Yasa'nın 8/2 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakiadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...'in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlüler ... ve ... müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
III-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.