Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/1713 K.2012/21475
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve mala zarar vermek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların gece 01:30 sularında yakalanmaları karşısında TCK'nun 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması
2-Kendini vekille temsil ettiren müdahil lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi
3-Yargılama giderlerinin sanıkların payları oranında tahsiline karar verilmesi yerine müteselsilen tahsiline hükmedilmesi
4-Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken temel cezanın gösterilmemesi
5- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
6- Kabule göre de; 5237 sayılı Yasa’nın 152/2. maddesinde yazılı suçun nitelikli hallerinin olayda oluşmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile müdahil vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık ve mala zarar vermek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların gece 01:30 sularında yakalanmaları karşısında TCK'nun 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması
2-Kendini vekille temsil ettiren müdahil lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi
3-Yargılama giderlerinin sanıkların payları oranında tahsiline karar verilmesi yerine müteselsilen tahsiline hükmedilmesi
4-Mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken temel cezanın gösterilmemesi
5- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
6- Kabule göre de; 5237 sayılı Yasa’nın 152/2. maddesinde yazılı suçun nitelikli hallerinin olayda oluşmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile müdahil vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.