Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/16787 K.2012/12164
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca; önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenip lehe olan yasa denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmemesi, 5237 sayılı TCK ile yapılan uygulamanın açıkça sanık lehine olması karşısında sonuca etkili görülmemiştir.
5237 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilerek yapılan uygulamada hapis cezasının aynı yasanın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, karma uygulama yapılarak sanık hakkında 647 sayılı Kanunun 4. maddesinin uygulanması ve şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca; önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenip lehe olan yasa denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmemesi, 5237 sayılı TCK ile yapılan uygulamanın açıkça sanık lehine olması karşısında sonuca etkili görülmemiştir.
5237 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilerek yapılan uygulamada hapis cezasının aynı yasanın 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, karma uygulama yapılarak sanık hakkında 647 sayılı Kanunun 4. maddesinin uygulanması ve şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.