‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/16107 K.2012/11372

Esas No: 2011/16107 · Karar No: 2012/11372 · Karar Tarihi: 15.05.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların iş yerinde muhafaza altında bulunan parayı çalması, sahtecilik ve kimlik hakkında yalan beyanda bulunarak iftira suçlarından oluşmaktadır; mahkeme, bu eylemlerin TCK 142‑1‑b maddesine uygun suçu oluşturduğunu kabul ederek sanıkları mahkum etmiştir. Mahkeme kararının temyizinde ise, delil ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, ilgili kanun değişikliklerinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuş ve 15.05.2012 tarihli oybirliği kararıyla mahkumiyet iptal edilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, sahtecilik, kimliği hakkında yalan beyande bulunmak suretiyle iftira

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
I-Müştekinin iş yerinde muhafaza altında bulunan parayı çalan sanıklar ..., ..., ... ve ...'un eylemlerinin TCK'nun 142-1-b maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükümde, 13.02.2006 tarihli Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen raporda, söz konusu sürücü belgesinin iğfal kabiliyetine haiz olduğunun; 21.03.2006 tarihinde duruşmada dinlenen bilirkişi beyanına göre ise söz konusu sürücü belgesinin iğfal kabiliyetine haiz olmadığının belirtilmesi karşısında, bilirkişi ve ekspertiz raporu arasında çelişki giderilmeden ve duruşmada dinlenen bilirkişinin görüşüne neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadan sanık ...'un mahkumiyetine karar verilmesi,
III-Sanık ... hakkında sahtecilik ile kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suretiyle iftira suçundan kurulan hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?