Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/16087 K.2012/19906
Özet: Uyuşmazlık konusu, şikayetçinin otomobilinin camını kırarak dizüstü bilgisayar hırsızlayan sanığın cezai sorumluluğunun ve uygulanan TCK maddelerinin belirlenmesiyle ilgiliydi; mahkeme, suçun işlendiğini kabul ederek 5237 sayılı TC Kanunu’nun 142/1-e maddesi ile 168/1. maddesini uygulamayı reddetti. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulup kararın bozulmasına karar vererek hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Şikayetçinin kapıları kilitli olarak park halinde bulunan otomobilinin camını kırarak içeriden dizüstü bilgisayar hırsızlayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasa'nın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas daha ağır hükümlülüğü bulunduğu gözetilmeden, daha az ceza içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
3-Yakalama tutanağı içeriğine göre saat 19:30 sularında suça konu dizüstü bilgisayar elinde olduğu halde başka mahalde dosya dışı hırsızlık olayına ilişkin olarak kolluk görevlilerince yakalanan sanığın henüz şikayetçinin hırsızlık eyleminden haberdar olmadığı bir aşamada, elinde bulunan bilgisayarı hırsızladığını, hırsızladığı aracın bulunduğu mahal ile aracın rengi ve markasını da bildirmek suretiyle belirttiği; kolluk görevlilerince henüz yer gösterme işlemi yapılmadan, saat 20:30 sularında hırsızlık olayının gerçekleştiğini fark eden şikayetçinin müracaatta bulunmak üzere polis merkezine gittiğinde sanığın suça konu dizüstü bilgisayar ile birlikte yakalandığını öğrendiği ve bilgisayarını bu suretle teslim aldığı olayda; sanığın şikayetçinin hırsızlık eyleminden haberdar olmadığı bir aşamada suça konu bilgisayarın şikayetçiye iadesini mümkün kılacak şekilde anlatımda bulunduğu ve bu kapsamda kolluk görevlilerince yer gösterme işleminin geciktirilmesinin sanık aleyhine sonuç doğurmayacağı gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Şikayetçinin kapıları kilitli olarak park halinde bulunan otomobilinin camını kırarak içeriden dizüstü bilgisayar hırsızlayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasa'nın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas daha ağır hükümlülüğü bulunduğu gözetilmeden, daha az ceza içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
3-Yakalama tutanağı içeriğine göre saat 19:30 sularında suça konu dizüstü bilgisayar elinde olduğu halde başka mahalde dosya dışı hırsızlık olayına ilişkin olarak kolluk görevlilerince yakalanan sanığın henüz şikayetçinin hırsızlık eyleminden haberdar olmadığı bir aşamada, elinde bulunan bilgisayarı hırsızladığını, hırsızladığı aracın bulunduğu mahal ile aracın rengi ve markasını da bildirmek suretiyle belirttiği; kolluk görevlilerince henüz yer gösterme işlemi yapılmadan, saat 20:30 sularında hırsızlık olayının gerçekleştiğini fark eden şikayetçinin müracaatta bulunmak üzere polis merkezine gittiğinde sanığın suça konu dizüstü bilgisayar ile birlikte yakalandığını öğrendiği ve bilgisayarını bu suretle teslim aldığı olayda; sanığın şikayetçinin hırsızlık eyleminden haberdar olmadığı bir aşamada suça konu bilgisayarın şikayetçiye iadesini mümkün kılacak şekilde anlatımda bulunduğu ve bu kapsamda kolluk görevlilerince yer gösterme işleminin geciktirilmesinin sanık aleyhine sonuç doğurmayacağı gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.