Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/14072 K.2012/19852
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Sanığın 2008’teki hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet kararı üzerine yapılan temyiz başvurusu. (2) Mahkemenin sonucu: Karar, sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasını sağlayan 53/1 ve 53/3 maddelerinin uygulanmasıyla birlikte mahkumiyet hükmünü onaylayarak düzeltilmiş hâlde kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı açıklanan 22.10.2008 tarihli kararın hüküm fıkrasında karara karşı tebliğden itibaren 7 günlük sürede temyiz isteminde bulunulabileceği belirtilerek CMK'nın 232/6. maddesine aykırı şekilde yanıltıcı ibare kullanıldığından, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilip Mahkemenin 19.11.2008 tarihli Red kararı kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Suç tarihinin 2006 yılı Kasım ayı içinde tespit edilemeyen bir günün gecesi olduğunun belirtilmesi karşısında; sanık lehine yorumla suç tarihinin 01.01.2006 tarihi gecesi olduğu kabul edilerek, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında da bu şekilde yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin ve yine aynı maddenin (d) fıkrasındaki hakları kullanmaktan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verileceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı açıklanan 22.10.2008 tarihli kararın hüküm fıkrasında karara karşı tebliğden itibaren 7 günlük sürede temyiz isteminde bulunulabileceği belirtilerek CMK'nın 232/6. maddesine aykırı şekilde yanıltıcı ibare kullanıldığından, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilip Mahkemenin 19.11.2008 tarihli Red kararı kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Suç tarihinin 2006 yılı Kasım ayı içinde tespit edilemeyen bir günün gecesi olduğunun belirtilmesi karşısında; sanık lehine yorumla suç tarihinin 01.01.2006 tarihi gecesi olduğu kabul edilerek, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında da bu şekilde yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin ve yine aynı maddenin (d) fıkrasındaki hakları kullanmaktan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verileceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.